MHP’den Kerkük ve ITC’ye destek

Zor günler geçiriyoruz. Zaman zaman zorlansak da, zayıf ve zaafa düşmemizi kollayanlarla kıran kırana bir mücadele halindeyiz. Türklüğün hayat alanlarını işgal etmek istiyorlar. Türk milletinin hayat damarlarını kurutmak emelindeler. Türk-İslam âlemine hayatı zehir etmenin peşindeler. Şer bir kampanya hüküm sürüyor. Şiddet, rezalet, felaket, hıyanet perdesini sürekli açık tutarak birlik ve bekamızı sele vermeyi, hatta ipe çekmeyi, salasının verilmesini hedefliyorlar. Kimler, elbette Türk ve Türkiye düşmanları. Türkiye’nin mukavemetini kırmak, mukadderatını yıkmak, çevresiyle kurduğu tarih ve coğrafya köprüsünü yok etmek için dört bir koldan sabotaj yapıp, suikast düzenliyorlar. Hafıza ve hatıralarımızda vatan bildiğimiz topraklara, bu topraklar üzerinde yaşayan milletimizin aziz evlatlarına alçakça saldırıyorlar. Irak’ta sistematik şekilde artan olaylar, Suriye’de körüklenen iç sarsıntılar, Ortadoğu’nun geneline hâkim olan iç savaş ve kargaşa ortamı bize bir şeyler anlatmaktadır.

MHP'den Kerkük ve ITC'ye destek

Bitmeyen bir paylaşım kavgası devrededir.

Dinmeyen düşmanlıklar yeni bir evrededir.

Azılı katiller, azgın ve gemi azıya almış taşeronlar çevrededir.

Emperyalizmin vahşi iştahı doymak bilmiyor.

Zalimler dur durak bilmiyor.

Seri cinayetler, cehaletin köhne seferleri durmak bilmiyor.

Üstelik sözde medeni ve gelişmiş ülkeler insaf bilmiyor.

Haksızlık karşısında susacağımızı, sineceğimizi, her dayatmayı sineye çekeceğimizi zannediyorlar.

Tutsaklığa itiraz etmezsek bizden iyisi olmayacak.

Gevşekliğe tamam dersek bizden itibarlısı da görülmeyecek.

Asırlardır devam eden kanlı ve koordineli kuşatmaya aldırış etmeyeceğimizi, Anadolu’nun istila ve imha planlarına gözümüzü yumacağımızı sanıyorlar.

Bu itibarla gafletin, dalaletin, sefaletin tam ortasındalar.

Bu nedenle arsızlığın, ahmaklığın, ahlaksızlığın tarafındalar.

Irak’ın Kuzeyinde bir oyun oynanmaktadır.

Senaristleri, failleri, figüranları çok belirgin ve bilinen bu rezil oyun Türkmeneli’nin mahvına, komşu coğrafyaların altüst oluşuna hizmet etmektedir.

Peşmerge başı Barzani, sözde İsrail dışında herkesin karşı çıkmasına rağmen, 25 Eylül’de korsan referandumunu gerçekleştirmiştir.

Irak’ın siyasi ve toprak bütünlüğüne kast etmek için kolları sıvamıştır.

Türkiye’nin milli güvenliğini sakatlamak için referandum yoluyla harekete geçmiştir.

Sahnenin önünde hayır diyen, arka kısmında sırtını sıvazlayıp referandum konusunda cesaretlendiren zalim güçlerden izin ve icazet alarak emperyalizmin uşağı olduğunu 25 Eylül’de bir kez daha ispatlamıştır.

Barzani zulmün işbirlikçisidir.

İhanetin Irak’taki ismidir.

Barzani çetesiyle birlikte İblisin teşrifatçısı ve tetikçisidir.

Irak Anayasasına göre tartışmalı olan bölgelerde de sandık kuruldu.

Kerkük oldubittiye getirilerek, dayatma ve tehditle kirli referanduma dahil edildi.

Barzani’nin 25 Eylül komplosu Sevr’i canlandırma teşebbüsüdür.

Bu komplo Türkiye ve komşu ülkeleri parçalama testidir.

Barzani, yıllarca Türkmenlerin kanını dökmüştür.

Yıllarca PKK’yı arkalamış, himaye etmiş, destek vermiştir.

Akan her şehit kanında bu peşmerge çıbanının parmak izi, silinmeyecek vebali vardır.

25 Eylül korsanlığı kesinlikle yok hükmündedir.

25 Eylül kumpası asla kabul görmeyecek; hukuki dayanağı, meşruluğu, bağlayıcılığı asla olmayacak, olamayacaktır.

Eğer, Irak’ın Kuzeyi’nde referandum bahanesiyle bağımsızlık ilan edilecek olursa bu Irak’ın bölünmesi, dağılması ve siyasi birliğini kaybetmesi anlamına gelecektir.

Bu kapsamda, Allah muhafaza, Türkmenler, Türkmeneli bütün tarihsel kimliği ve kültürel haklarıyla birlikte tasfiye edilecek, esaret altına girecektir.

Bir Türk şehri olan Kerkük’ün geçmişi silinecek, ruhu söndürülecek, tarih ve kültür mirası parçalanacaktır.

Buna izin vermeyiz.

Buna onay veremeyiz.

Böylesi bir alçaklığa buyur diyemeyiz.

Elbette her şey bununla da bitmeyecek, zelzele son yurdumuza kadar ulaşacak, etnik ve mezhep kıvılcımı her tarafı saracaktır.

25 Eylül korsan referandumu şayet tümüyle iptal edilmezse, karşımıza çok ciddi, ağır bedelleri olan zincirleme sorunlar peyderpey gelecek, tedbir alınmazsa, önüne geçilmezse bizi yutacaktır.

Tehlike bu kadar yakındır.

Tehdit bu kadar büyüktür.

Bu kapsamda, Irak’ın Kuzeyi’nde sahnelenen Kürdistan provası;

Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, geleceğini ve sınırlarını hayati derecede etkileyecek bir beka sorunudur.

Milletimizin bin yıllık kardeşliğini ve milli kimliğini aşındırarak, yıkıma götürecek sosyolojik parçalanma sorunudur.

Türkiye’nin hükümranlık gücünü kaybedeceği, milli devletin ortadan kalkacağı stratejik çözülme ve siyasal dağılma sorunudur.

Güney sınırlarımız boyunca gittikçe yoğunlaşacak, gittikçe derinleşecek ve Anadolu’nun ele geçirilmesi projelerine basamak olacak milli güvenlik ve huzur sorunudur.

Türk milletini kaynaklarını kullanmaktan uzaklaştıracak, başka milletlerin ekonomik hükümranlığı altına sokacak bağımsızlık ve kalkınma sorunudur.

Irak’ın istikrar ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayati niteliktedir.

Aynı durum hiç kuşku yok ki Suriye için de geçerlidir.

Çünkü iki ülke bizim sınır komşumuz, tarihsel bağlarımızın olduğu ülkelerdir.

Şunu hiç unutmayın, Kerkük’ün güvenliği Ankara’nın güvenliği demektir.

Türkmeneli ateşe atılırsa Türkiye de yanmaktan kurtulamayacaktır.

Gerçekler bu kadar acı ve alarm verici boyuttadır.

Her minnete katlanıp, her melaneti göğüsleyip mütecaviz emelleri kaynağında kesmek şarttır, fitneyi odağında kurutmak Türk devletinin en tabii hakkı, ertelenemez görevidir.

Irak Türkmenleri gözden çıkarılamaz, gönüllerimizden koparılamaz.

Onlar bizim namusumuza emanettir.

Onlar bizim sınır ötesindeki sancaktarlarımızdır.

Onlara dil uzatan olursa o dili keser, tuzak kuranlar olursa o tuzakları başlarına geçiririz.

Türkmenlerden vazgeçmeyiz.

Türkmenelini makus talihine bırakamayız, aşağılık hesaplara teslim edemeyiz.

Kerkük’ün Türklüğünü, Türkmeneli’nin Türk kimliğini sadece biz söylemiyoruz.

Tarih bas bas bağırıyor.

Coğrafya adeta kükrüyor, adeta dile geliyor.

Kerkük Türk’tür, Türk’ündür, Türkmeneli Türk’ün öz yurdudur.

Bunun tam tersini iddia edenler eğer zeka özürlüsü, eğer akıl fukarası değilse, biliniz ki, peşmergenin ağında kıvranan, küresel zalimlerin gölgesine sığınan, irade ve iffet kaybına uğrayan Türk düşmanlarıdır.

kaynak: MHP Web Sitesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifty two + = fifty six