Büyük Türk Turgut Reis Kimdir?

Büyük Türk Turgut ReisBüyük Türk Turgut Reis Kimdir? Turgut Reis 1485 yılında Muğla nın Seroloz civarında bir köyde, Veli adında, bir çobanın tek erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. Kendi halinde mütevazi bir çoban’ın oğlunun tarihin en büyük deniz amirlerinden biri olacağı kimsenin aklının ucundan dahi geçmiyordu. Turgut adı verilen bu çocuk büyüdü ve gelişti babası gibi çobanlık yapmak istemiyordu. Bu yüzden sıradan bir levend olarak, Türk korsan kadırgalarından birine gönüllü olarak yazıldı. Kısa zamanda akıl almaz cesareti ve akıllığı ile ün kazandı. Yavuz Sultan Selim in ağabeyi Sultan Korkut’un dikkatini çektiği zaman daha 25 yaşındaydı. Oruç Reis, o ölünce kardeşi Hızır Reis yani Barbaros Hayrettin Paşa, Turgut Reis’i himaye ettiler. Bir süre Barbaros kardeşlerin kaptanı olan Turgut Reis, Cezayir’ deki hayatı sıkıcı buldu. Kendi hesabına Orta ve Batı Akdeniz de korsanlığa başladı. Fakat Barbaros kendisini çağırınca Cezayir’e yanına hemen ikamet ediyordu.

Barbaros Hayrettin Paşa İstanbul’a gidince, Turgut Reis’ ide 19 amiralinden biri olarak Cihan hakanı Kanuni Sultan Süleyman’a takdim etti. Bu zamanlarda Turgut Reis 50 yaşını geçmiş çok namlı bir denizciydi. Kanuninin Sancak beyi yani tümamiral rütbesini verdiği Turgut Reis, bütün Avrupa da “Dragut” olarak tanınıyordu. Oldukça savaşlar ve zaferler kazanmış, maceralar geçirmişti. 1528’de 43 yaşlarındayken Salih Reisle beraber Korsika’da Cenevizlere esir düşmüş, forsa olarak yani gemilerde kürek çeken kişi olarak bir Ceneviz gemisine verilmişti. Bu forsalık hayatı 3 yıl kadar sürdü.  Burada esir olan Turgut Reis kendisini görmek için meraktan ölen Avrupalı büyük şahsiyetlerinin ziyaretlerini kabul ediyordu. Bu büyük Türk denicisini görmek için bütün Avrupa kendisine  geliyor yada kendisi onlara gönderiliyordu. Barbaros kendisine çok düşkündü ve onu çok severdi bundan dolayı Barbaros ansızın donanmasıyla Genova önlerine geldi. Genova yetkililerine birkaç saat içinde kendisine Turgut Reis’in teslim edilmesini aksi halde şehri yıkıp taş üstünde taş bırakmayacağını bildirdi. Doç yani Ceneviz Cumhurbaşkanı Turgut Reis’i Barbaros Hayrettin Paşa’ya teslim etmek zorunda kaldı.

Büyük Türk Turgut Reis KimdirTürk denizcileri, amiralleri ve levendlerine kadar, Barbaros tan sonra ikinci Başbuğ olarak Turgut Reis’i tanıyorlardı. Osmanlı vesikalarında Turgut Reis Turgutça Bey olarak anılır. Turgut reis’e gelince, İstanbuldaki girift kaptan-ı Deryalık, yani Türk imparatorluk deniz kuvvetleri komutanlığı teşkilatından ve Saray protokolünden ne derecede çekiniyorsa, İstanbul daki devlet adamları da, kifayeti ve konuşması kendininkine benzemeyen, vezirler yani mareşallerle arkadaşı, hatta emrindeki kaptanlar gibi konuşan bu amiralden ürküyorlardı. Turgut mağrur fakat deha sahibi insanların çoğu gibi mahcuptu. Padişahtan bile bir şey istemek ağrına ve zoruna gidiyordu. Fakat istediği şeyin anlaşılıp kendisine verilmesini istiyordu. Dehasına ve müthiş aklına uygun bir alan istiyordu.  Turgut Reis karakteri yüzünden biraz kenarda kalmıştı ancak yaşı ilerledikten sonra Osmanlı protokolünün içine girebilmişti. O yaşına kadar herhangi bir kalıba girmeyişinin kendisinden daha çok Türk denizciliğine zarar verdiğini anlayabilmişti. Kendi yetiştirdiği denizcilerin yetiştirdiği adamların makam ve mevki sahibi olduklarını görünce bu durumu kavradı tabi biraz geç olmuştu bu durum çünkü yaşı baya ileri seviyedeydi.  Preveze’de Türk donamasını komuta etmiş zafer kazanılmasında büyük pay sahibi olmuşdu.  Üstadı Babaros öldükten sonra, Sokullu Mehmet Paşa gibi ömründe denize açılmamış  denizcilikten bir haber olan birinin Kaptan-ı Deryalığa getirildiğini teessürle gördü. Sadrazam Damad Rüstem Paşanın şahsına duyduğu nefretten kırgınlık duydu bu yüzden Kaptan-ı Derya olamamıştı.  Kanuni Sultan Süleyman’a Kaptan-ı Deryalık yapamayacak seviyede asi ruhlu olduğunu ve devlet protokolünden bir haber olduğu telkin edildi.  Fakat tüm bunlara rağmen Kanuni Turgut’a olan sevigisini muhafaza ediyordu. Zaten Sultanın denizciliğe ve denizcilere olan düşkünlüğü bütün vezir ve saray eşrafını ürkütüyordu. Buna örnek Barbaros Hayrettin Paşanın Sultan üzerindeki tek başına olan etkisi bütün saray eşrafında yoktu. Bundan dolayı Barbaros tan daha sert ve aksi olan Turgut Reisi İstanbul a getirmemek için olağan güçleri ile birleşip çalışmışlardır.

Sokullu’nun + senelik kaptan-ı deryalığından sonra yine başa denizci olmayan  Rüstem  Paşanın kardeşi  Sinan Paşanın getirilmesi Türk denizcilerini çok kızdırmıştı. Fakat padişah iradesi ve devlet erkanının kararı kutsal sayıldığı için bu durum memnuniyetsizliğin ötesine geçemedi.  Bu sıralarda Turgut Reis, Türk korsanlarının yani deniz komando sınıfının amirali olarak Akdeniz i alt üst ediyor mümkün olduğu kadar İstanbul la uğraşmaktan kaçınıyordu. Tunus’un büyük bir kısmını fethetmiş üzerine genel Avrupa donamalarını da bir çok kez yenmişti.  Malta, Sicilya, Sardunya, Korsika, Balear adaları İspanya İtalya kıyıları hepsini düzenli olarak vuruyordu.

Turgut Reis’in Donanmay-ı Hümayun yani Türk imparatorluk donamasının başına geçtiğinde Malta şövalyelerinin elinde bulunan bu günkü Libya o zamanki Trablusgarb ı fethetti.  Kaptan- ı Derya Sinan Paşa, ağabeyi Rüstem Paşa’dan aldığı emirle Murad Paşayı bu yeni fethi gerçekleşen eyaletin ilk beylerbeyi ilan etti.  Bu olay gelişmeden önce Kanuni tarafından Turgut Reis’e Trablus’u fethederse kendisini beylerbeyi yapacağı vaat edilmişti. Turgut Reis bu olaya çok kızıp içerledi. Fakat tek kelime edip bu duruma itiraz etmeyi onuruna yediremedi. Turgut Reis Filosuyla Trablus’tan ayrılırken Osmanlı tarihinde gerçekleşmemiş gerçekleşeceği akıllara bile gelmeyecek bir olay meydana geldi. Bütün donanma Sinan Paşayı karada bırakıp Turgut Paşanın peşine takıldı. Turgut bütün amirallerini, uzun uğraşlardan sonra ve Sinan paşanın yalvarmaları sonucunda bu yapılanın devlete isyan anlamına geldiği konusunda ikna etti ve Turgut Reis bu durumu bizzat Sultanla görüşmeye karar verip İstanbul’a gitti.

Turgut Reis at üstünde giden Kanuninin atının dizginlerine eleriyle yapışmak sureti ile eyerini öptü ve birkaç cümle ile derdini beyan etti. Padişah atını durdurmak herhangi bir insan için idamla son bulan bir hareketti Turgut Reis’ in cüreti karşısında bütün herkes donup kaldı yalnız padişahın Türk denizcisine gülümseyerek onu yatıştırmasını daha büyük bir hayretle izlediler. Büyük ihtimal Kanuni Rüstem paşanın kendisine Turgut Reis’in protokol’ e uygun olmadığı sözlerine hak verdi.  Ancak kendisinin dehasına zekasına ve cesaretine saygı göstererek ölünceye kadar Trablusgarb beylerbeyi yaptı.  Böylece 1556 da 71 yaşında Turgut Reis beylerbeyi ve paşa, yani oramiral oldu Malta da şehit oluncaya kadar 9 yıl boyunca şan ve şeref içinde yaşadı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ sixteen = twenty four