SALAVAT-I ŞERİFE VE DUA

Biriniz duâ edeceği zaman önce Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ etsin, sonra Peygamber’ine salât ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin. (Tirmizî, Deavât, 64/3477)

Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- buyurmuştur ki:

Duâ, semâ ile arz arasında durur. Rasûlullâh’a salevât getirilmedikçe, Allâh’a yükselmez.” (Tirmizî, Vitr, 21/486)

“Şüphesiz ki Allah ve melekleri, o Nebi’ye sürekli salat (ederek, şanının yüceliğini ve şerefinin büyüklüğünü açıklamaya önem atf) etmektedir
(Böylece Allah-u Te’ala ona rahmetler feizler ve bereketler yağdırmakta melekler de ona yüce makamlar  dileğiyle dua ederek şeref kazanmakta ve onun zikriyle bereketlenmektedirler,)
Ey iman etmiş olan kimseler! Siz (onun şefaatine muhtaç olduğunuzdan, salat-ü selam okumaya daha layıksınız, o halde : ‘Ey Allah! Efendimiz Muhammed’e salat eyle’ diye) ona salat edin
(‘Ey Nebi! Selam olsun sana ‘ diyerek ) Tam Bir Selamlamakla Selam Verin.”(Ahzab Suresi:56)
SALAVAT-I ŞERİFE
Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil
fatihı lima uğlika vel hatimi li ma sebeka ven nasırıl hakkı bil hakkı
Vel hadi ila sıratıkel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi
Ve ashabihi hakka kadrihi ve mikdarihil aziym.Manası:

Allah’ım! kapalılıkları açan, geçmişe son veren,hakka hakikatla destek olan,mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz muhammede O’nun aline ve ashabına
O’nun yüce kadrü kıymetince salat eyle,ve O’nu mübarek kıl.