Türkiye’nin şu anda çok ciddi bir hukuk ve adalet sorunu vardır… Türk milletinin varlığı, dokunulmaz ve üzerinde tartışma yapılamayacak milli ve tarihi çıkarları tehdit altındadır. Huzurun geldiğini söylediler, barış gülleri açtı dediler, korkusuzca dağlarda çiçek toplamaktan, nehirlerde serinlemekten bahsettiler; fakat gelen huzur değil hüsrandı, çiçeklenen gül değil nifak tohumlarıydı.

  1. İçimiz acıyarak takip ediyoruz ki, İslam ülkeleri durgunluk içindedir.
  2. Alimler suskun haldedir.
  3. Allameler vurgun yemiş gibi hareketsizdir.
  4. Sözde arifler, sözde hikmet ehli zevat derin bir sessizliktedir.
  5. Kötülüğe karşı tavır yoktur.
  6. Şeytani niyetlere karşı azimkar ve ümitvar bir çıkış, bir dikleniş henüz tam manasıyla görülmemektedir.
  7. Efendimizin tebliği sinsi emellere alet edilmekte, çok yönlü istismarlara uğramaktadır.
  8. Temiz bir vicdan, halis bir iman, duyarlı bir kalp, doğru bir üslup, dengeli, dürüst ve adil bir yönetim anlayışı bugün hasretini çektiğimiz ihtiyaçlar arasındadır.
  9. Son hak dini İslam dört bir koldan; misyonerinden münafığına mürtecisinden menhus heveslere kadar çepeçevre sarılmış vaziyettedir.
  10. Manzara iç açıcı olmadığı gibi umut verici de değildir.
  11. İslam toplumları yozlaşmanın pençesinde, adaletsizliğin merkezinde, tahammülsüzlüğün elinde, yapay ayrımların güdümündedir.
  12. Bugün hoşgörü kalmamıştır.
  13. Anlaşma, uzlaşma, meşveret, istişare, dayanışma kaybetmiştir.
  14. Küresel planlar İslamiyet’i hedef almış, Müslümanların beka ve beraberliğine göz dikmiştir.
  15. İslam toplumlarının sahip olduğu zengin yer altı ve yer üstü kaynakları kanlı ve kirli emellerin, fitne ve fesat yuvalarının taarruzundadır.
  16. Görüntüde Müslüman, gerçekte işbirlikçi olan bir avuç yönetici elit; sırf koltukta oturmak, sırf iktidar ömrünü biraz daha uzatmak pahasına emperyalizme uşaklık yapmaktadır.
  17. Petrolden, dolardan, lüksten, çılgın tüketimden başka hiçbir şeyi gözü görmeyen küçük bir azınlık, küresel efendilerinin boyunlarına geçirdiği tasmayı dert etmeden taşımaktadır.
  18. Özellikle 7 Temmuz’dan beri İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılar İslam ülkelerinin perişanlığını, dağınıklığını, uyuşukluğunu teyit etmiştir.
  19. Gazze inim inim inlerken, masumlar can verirken Arap-İslam alemi kayıtsızlığa, duyarsızlığa, ilgisizliğe gömülmüştür.
  20. Sömürge saltanatına omuz verenler üç maymunu oynamaktadır.
  21. Batı ülkelerinin hali ise tam bir rezalet, tam bir karanlıktır.
  22. İsrail’in karadan, havadan ve denizden Gazze şeridine ölüm saçması insanlık vicdanını kanatırken; fiziken gelişmiş, fakat ruhen ve ahlaken sefalete mahkum olmuş batılı ülkeler cinayetin tarafında yerini almıştır.
  23. Almanya’dan ABD’ye, Birleşik Krallık’tan Birleşmiş Milletler Teşkilatına kadar küresel güç odakları zalimlere ve zalimliğe açık destek vermiştir.
  24. Gazze halkı katliama kurban gitmektedir.
  25. Bu kapsamda şimdiye kadar sayıları 650’ye yaklaşan savunmasız ve masum sivil hayatını kaybetmiştir.
  26. Binlerce Gazze’li yaralanmıştır.
  27. Yüzbinlerce Gazze’li yerinde yurdundan edilmiştir.
  28. Yüzü aşkın çocuk İsrail acımasızlığıyla toprağa düşmüştür.
  29. Gazze’de taş üstünde taş kalmamıştır.
  30. Camiler, hastaneler, yollar, köprüler, mahalleler, alt ve üst yapılar füze ablukasına alınmıştır.
  31. Geçtiğimiz Pazar günü, Gazze’nin Şecayie Mahallesinde aralarında çocukların da bulunduğu 60’tan fazla suçsuz günahsız insan İsrail saldırısıyla canından olmuştur.
  32. İsrail adeta çıldırmış, adeta delirmiş, adeta ölüm makinesine dönmüştür.
  33. Filistin halkı alçakça cezalandırılmakta, Gazze açık hedef olmaktadır.
  34. İsrail, Gazze’nin üzerinden silindir gibi geçmektedir.
  35. Uluslararası hukuk ihlal edilmekte, insanlık şerefi çiğnenmektedir.
  36. Gazze’de insanlık suçu işlenmektedir.
  37. Uluslararası toplum ise tercih ve teşviğini şiddetten yana kullanmaktadır.
  38. İsrail’in meşru savunma içinde hareket ettiği yalanı her batılı ülkece dillendirilmekte, hayatlarını kaybeden İsrailli askerlere peş peşe taziyeler dilenmektedir.
  39. Ne var ki tıpkı Türkmenelinde olduğu gibi, Gazze’yi gören yoktur.
  40. Gazzeli’nin çığlığını duyan, hisseden, insani tepki gösteren şu ana kadar çok sınırlı sayıdadır.
  41. Küresel vicdan, küresel adalet yerlerde sürünmektedir.
  42. İnsanlık sıfırı tüketmiş, haysiyetini yitirmiştir.
  43. Ortadoğu’da kalıcı ve kapsamlı bir barış olmadan hiç kimsenin huzurlu ve rahat olması mümkün değildir.
  44. Bu kadim coğrafyada istikrar, düzen ve refah kurulmadan küresel işbirliği arzusu ve amacı hayat bulmayacaktır.
  45. Filistin davası hakkaniyetli bir çözüme kavuşmadan ne Londra, ne Paris, ne Berlin, ne Brüksel ne de Vashington sorumluluktan kurtulamayacaktır.
  46. Dünya güvenliği ve insanlığın geleceği için Ortadoğu’nun belini doğrultması, düzlüğe çıkması şarttır.
  47. Bu öncelikli beklenti karşılanmadan hiçbir devletin insan haklarından, özgürlük ve demokrasi ilkelerinden bahsetmeye hakkı olmayacaktır.
 mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/3452/index.html