MHP Terör Stratejisi

Milliyetçi Hareket Partisi, geçmişte terörle mücadele konusunda defalarca öneri getirmiş, milli çözüm ve stratejiler üretmiştir.

Türk milletine savaş açan, suikast düzenleyen terörizme karşı etkili tedbir ve tekliflerimiz maalesef hükümet tarafından kulak ardı edilmiştir.

Bunlar arasında, 21 Haziran 2010 tarihinde, dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e bizzat sunduğum 7 maddelik öneri setiyle,

22 Mart 2016 tarihli Meclis Grup toplantımızda kamuoyuyla paylaştığım 8 maddeden ibaret mücadele strateji ve yöntemi bize göre çok önemlidir.

Şu görüşlerimizi tekraren hatırlatmak ve yeniden hükümetin bilgisine havale etmek milliyetçi siyasetimizin bir gereği olarak görülmelidir:

1- Terörle mücadele, teröristle mücadele değildir. Zaman ve mekân üstü, tarihsel perspektiften beslenen yüksek akıl ve algı gerektirmektedir.

Önce olanı, olmuşu ve olacağı bütüncül ve derinlikli yorumlayan yüksekten ve analitik bakış demek olan “terörizmle mücadele vizyonu” geliştirilmelidir”

2- Terörle mücadele terörün inisiyatif ve ön aldığı süreçte her ölümden sonra gösterilen günlük tepkiler değildir.

İkinci aşamada yapılacakların tamamının kavrandığı ve unsurların tamamının vizyona göre yapılandırıldığı “terörle mücadele konsepti” oluşturulmalıdır.

3- Terörle mücadele, toplumun mağdur ve devletin seyirci durumunda olduğu doğaçlama mücadele sahası da değildir.

Üçüncü aşamada vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve bütün milli güç unsurlarına sorumluluk seferber eden“terörle mücadele stratejisi” ortaya konulmalıdır.

4- Terörle mücadele, vizyon, karar ve uygulamanın bütün unsurlara yön verdiği yönetilen, daha doğrusu yönetilmesi gereken bir süreç demektir.

Dördüncü aşamada bu stratejinin başta hükümet olmak üzere ülkemizdeki resmi veya gayri resmi, özel veya tüzel bütün unsurlara görev yükleyen “terörle mücadele siyaseti” oluşturulmalıdır.

5- Terörle mücadele, mücadele edilen kavram, grup ve taraflar hakkında toplumsal bir ittifakın olmasını, oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir.

Beşinci aşamada, terör üzerindeki ortak iradenin ve yükümlülüklerin belirlenmesi ve toplumun kazanılması için “terörle mücadelede kitle kazanma programı” devreye sokulmalıdır.

6- Terörle mücadele yalnızca asker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir.

Sorunun içten ve dıştan alabileceği bütün desteklerin kesilmesini sağlayacak kadar kapsamlı “diplomatik mücadele eylem planı” hazırlanmalı, eşgüdüm halinde icra edilmelidir.

7- Terörle mücadele silahtan mayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eylemine kadar çok değişken ve dinamik bir alan olması nedeniyle mutad tedbir ve düzenlemelerle önlenemeyecektir.

Teröristin mücadele şekil ve yöntemlerinin değişmesi süreçlerinde ön alarak ilgili güvenlik kuvvetlerini yeni şart ve durumlarla uyumlu olarak eğitecek, donatacak ve yönetecek “teröristle mücadele taktik eğitim ve icra programı”uygulanmalıdır.

8- Terörle mücadele içte olduğu kadar dışta da ittifak ve istikrar gerektiren bir ilişkiler alanıdır.

Yabancı ülkeleri teröriste destek vermekle suçlarken, hükümetin aynı mihraklarla yaptığı müzakerelerin kendi söylemlerimizi yalanlamıyor olması şarttır.

Bu itibarla tutarlı bir “terörle mücadele tanıtım çalışmasına” ihtiyaç vardır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin teklifi şimdilik bunlardır.

Terörizmle mücadele edildiği sürece; darbecilere, fitnecilere, devlet içine yuvalanmış hainlere haddi bildirildiği müddetçe partimiz devletinin ve hükümetin yanında sapasağlam duracaktır.

Gerekirse de her fedakârlığı yapmaktan kaçınmayacaktır.

Bu düşüncelerle başta Gaziantep’te olmak üzere, teröristlerin saldırısında hayatlarını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza, Van’da, Elazığ’da, Bitlis’te, Tunceli’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, Bingöl’de, Cizre’de ve daha nice vatan köşelerinde şehit olan kahramanlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine, büyük milletimize başsağlığı niyaz ediyorum.

Halen tedavisi süren tüm kardeşlerimize şifalar temenni ediyorum.

Aziz milletimizin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yarın idrak edeceğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kuruluş ve bağımsızlığımızın mimarı aziz ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum.

Sınır ötesinde vatan ve millet için mücadele veren Mehmetçiğe başarılar diliyor, dualarımızın onlarla olduğunu özellikle belirtiyorum.

Rabbim Türk milletini korusun, Türkiye’yi ve Türklüğün yaşadığı her coğrafyayı ebedi kılsın.

Sözlerime son verirken sizleri saygılarımla selamlıyor, basın toplantımıza katılımlarınızdan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.

Dr. Devlet Bahçeli