lavanta faydaları

lavanta faydalarılavanta’nın faydaları

Latince adı : Lavandula angustifolia
İngilizce : Lavende
Almanca : Lavander
Özellikleri : İdyopatik burun akıntısına karşı, toz alerjisine karşı, iltihaplı eklem romatizmasına karşı, karaciğer yağlanmasına karşı

‘Bitkisel Sağlık Rehberi’ adlı kitabımda, lavantayla ilgili ayrı bir bölüm ayırdım. Yıllar önce başlamış olduğum araştırmalarımın sonuçlarını biraz detaya inerek yazdım. Buradaysa, geçmişte araştırdığım bitkilere tekrar geri dönerek tekrar tekrar incelemekteyim. Yıllar içerisinde kazanılan deneyim ve yeni gelişen analitik yöntemlerin ışığında geçmişte araştırdığım bir bitkinin yepyeni özelliklerini ortaya koyabiliyorum. Geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde lavantayı tekrar araştırmaya başlamıştım. Onda, insan sağlığı için faydalı yepyeni özellikler keşfettim. Bu sonuçları kısaca burada açıklamayı uygun buldum.

Değerli okuyucu, lavanta kronik burun akıntısına karşı mükemmel bir yardımcıdır. Yıllardır burun akıntısı çeken birkaç insan tanıdım. Alerjiye bağlı burun akıntısı değildi. Sinüzit şikâyetleri de yoktu. Gittikleri hekimler alerjiye bağlı olabilir diye değişik antihistaminler önermişler ve burun akıntıları biraz hafiflemiş. Fakat kullandıkları antihistaminler bu defa, yorgunluk yapmaya ve dikkatlerini toplayamama şikâyetlerinin gelişmesine neden olmuş. Bir hastanın kullandığı ifadeyi aynen buraya yazmayı uygun buldum. ‘Hocam, sürekli burnum akıyordu, gitmediğim hekim kalmadı, önerilen antihistamin beni mankafa yaptı. Anlatılanı anlamakta ve üzerinde düşünmekte zorlanıyordum ve de dikkatimi toplayıp, kendimi işime veremez olmuştum. İnsanlar, beni sürekli nezleli zannediyordu. Ta ki, sizin önerdiğiniz lavanta kürünü uygulayana kadar. Önerdiğiniz lavanta kürünü uyguladıktan sonra, bir-iki gün içerisinde bıçak keser gibi burun akıntım kesildi. Artık, antihistamin kullanmıyorum, yorgun değilim, dikkatimi toplayabiliyorum ve başımda artık ağırlık da kalmadı, adeta dünyaya yeniden gelmiş gibi oldum.’

İdyopatik burun akıntılarında etkili olan etkin maddelerden bir tanesi alpha-photosantalol maddesidir ve alpha-photosantalol-A ve alpha-photosantalol-B olmak üzere iki farklı moleküler yapıda lavantanın çiçeklerinde bulunur. Sekresyonu, yani burundaki akıntıyı esas durduran da camphor etkin maddesidir. Camphor, salgıya neden olan burun içi hücreleri büzüştürür. Camphor etkin maddesine kabaca convulsant olarak da bakılabilir. Lavantanın, buruna bağlı idyopatik veya toz alerjisinde etkili olabilmesi için luteolin maddesinin bulunması şarttır. Luteolin maddesinin etkili olabilmesi için de photosantalol grubunun bulunma gereği vardır. Değerli okuyucu, her zaman vurgulamaya çalıştığım gibi, bir bitkideki tek bir ana etken maddeden yola çıkmak yanlıştır. Burun akıntısına karşı lavantadaki daha birçok etkin madde görevlidir.

Romatizma ve lavanta
Lavanta, romatoid artirit şikâyetlerine bağlı ağrıların alınmasında etkilidir. Lavanta içerdiği etkin maddeler bakımından prostaglandin inhibitörüdür. Bu konuda lavantanın etkisini gösterebilmesi için, tip numarası düşük buğday unundan yapılmış ürünlerden de uzak durulması gerekir. Örneğin, düşük tipli buğdaydan yapılan ekmek, börek, baklava veya genel olarak tüm hamur işlerinden uzak durulması gerekir. Yeri gelmişken açıklamakta fayda görüyorum, fırınlarda günlük olarak üretilen ekmekler tip numaraları düşük olan buğday unundandır. Bu ekmekler prostaglandin üretimini artırmaktadır. Unutmayınız, prostaglandin artışı demek romatizmaya bağlı ağrıların artması demektir. Romatizmaya karşı kullanılan ilaçların birçoğu prostaglandin inhibitörüdür. Yani, prostaglandin üretimini frenleyicidir.

Yetmişli yılların sonuna kadar, Anadolu’da üretilen buğdaylardan ekmek yapılırken buğdayın tamamı değirmende öğütülüyordu. Mineral ve kepek bakımından da zengin ekmeklerdi. Yani, şimdilerde bazı fırınların tam ekmek adı altında satışa sundukları ekmeklerdi. Unun tip numarası yükseldikçe ekmek esmerleşir ve damak tadına daha uygun hale gelir. Eğer, ekmeğin tadını alamıyorsanız, biliniz ki tam ekmek değildir ve tip numarası da düşüktür. Tip numarası düşük olan ekmek tüketildiğinde, erken acıkırsınız. Bunu denemek çok kolaydır. Sabah kahvaltınızı normal beyaz ekmekle (tip numarası düşük, normal beyaz ekmek) yaptığınız gün, birkaç saat sonra acıkacaksınız. Ertesi günkü kahvaltınızı kepekli veya tam ekmekle yaptığınızda çok daha geç acıktığınızı göreceksiniz. Bunun sebebi nedir? Beyaz ekmeğin tüketilmesi durumunda ekmeğin içeriğindeki nişasta hızla şekere dönüşür ve vücut, hızla ve bol olarak insulin üretir. Kepekli veya tam ekmek durumundaysa nişasta daha yavaş şekere dönüşür, sonuç olarak kan şekeri kısa zamanda hızlı yükselmez. Bu durumda pankreas daha yavaş ve dengeli olarak insulin salgılar. Vücut zorlanmaz. İşte, tip numarası düşük undan yapılmış beyaz ekmek tüketildiğinde kan şekeri hızlı yükselirken buna bağlı olarak da hızla insulin salgılanır. Kan şekeri de hızla ve kısa zamanda düşeceğinden açlık duygusu da erken gelişir.

Düşük tip numaralı unlarda gluten çok zengindir. Gluten bakımından zengin ekmek tüketimi şeker hastalığına davetiye çıkartır. En doğru ve sağlıklı olan ekmek yıllar önce üretilen ekmeklerdir. Yani, tam ekmektir. Tam ekmek, uzun müddet tok tutar. Tip numarası yüksektir. Mineral ve kepek bakımından da zengin olup en sağlıklı olanıdır. Unun tip numarası yükseldikçe ekmeğin fırında pişirilme süresi de uzar.

Ekmekle ilgili bu kısa bilgilerden sonra, tekrar romatoid artirit (RA) şikâyetine dönecek olursak, RA hastalarının, düşük tip numaralı undan yapılan beyaz ekmek tüketiminden uzak durmaları halinde, romatizmal ağrılarının giderek nasıl azaldığını hayretle gözlemleyebileceklerdir. Romatoid hastalarının ağrılarının alınmasında lavanta kürü de önemli bir destekleyicidir. Ancak, bu konuda lavantanın başarılı desteğinden faydalanabilmek için beyaz ekmek tüketimi terk edilerek, tam ekmek tüketimini tercih etmek gerekir. Ayrıca, düşük tip numaralı undan yapılmış tüm hamur işlerini de kesmek gerekir. Aksi takdirde lavantanın güçlü desteği azalmaktadır (zayıflamaktadır).

Lavanta ve karaciğer yağlanması
Hemen belirtmekte fayda görüyorum, lavanta kürü karaciğer yağlanmasına (hepatosteatoz) karşı bir önleyicidir. Karaciğer yağlanmışsa, bu takdirde maydanoz-limon kürünün de desteğine ihtiyaç vardır. Lavanta kürüyle beraber uygulanacak maydanoz-limon kürü, karaciğer yağlanmasını ortadan kaldırabilmektedir. Bu muhteşem ikili kür öylesine güçlüdür ki, kürü uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra yavaş yavaş rahatlama başlar.

Karaciğer yağlanmasına neden olan sebepler şunlardır:

  • Alkol kullanımı
  • Şişmanlık
  • Tip2 şeker hastalığı (Diyabetis mellitus Typ2)
  • Hiperlipoproteinemi (Genetik kolestrol yüksekliği)
  • Tetrasiklin grubu antibiyotik kullanımı
  • Kortikosteroid kullanımı (kortizon)
  • KarbonHidrojen’e bağlı klorlu bileşiklerin alımı
  • Aşırı fosfor alımı
  • Yanlış beslenme ve protein alımında yetersizlik
  • Hamilelik dönemi

Çoğu zaman karaciğer yağlanmasına bağlı belirgin bir şikâyet hissedilmeyebilir. Ancak, bazı durumlarda karın bölgesinin sağ üst kısmında hafif ağrı şikâyeti ve/vaya karın bölgesinde şişkinlik, baskı duygusu eşlik edebilir. Bazı hastalar el ve ayak bölgelerinde zaman zaman kaşıntı hissettiklerini de bildirmektedirler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifty eight + = 66