Roma

Floransa’da kalıyorsanız sanata ve müziğe doyabilirsiniz. Şehrin her sokağından gelen müzik sesi sokaklarda özgürce dans etmek isteyenler için birebir. Sokak çalgıcılarının meşhur olduğu Floransa, aynı zamanda mimarisiyle de turistleri kendine çekiyor. San Lorenzo Katedrali’ni görmeli, şehrin en ünlü meydanları Michelangelo ve Santa Croce Meydanı’nda vakit geçirmelisiniz. Ünlü İtalyan rönesans dönemi ressam ve heykeltıraşlarından olan Michelangelo’nun yaşadığı topraklarda geziyor  olmak tatilinizi müthiş bir keyfe dönüştürür.Floransa’dan sadece 1 saatlik bir tren yolculuğu ile İtalya’nın eğik kulesi Pisa’ya ulaşabilir, İtalya ile  özdeşleşen bu enteresan yapıyı görme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Venedik’te San Marco Kilisesi

Venedik’te mutlaka bir gondol gezisi yapmalısınız. Ama Venedik ziyaretinizi sadece bununla sınırlamayın. Tarih ve sanatı her bir metrekaresinde bulabileceğiniz Venedik’te San Marco Kilisesi’ni, Doge Sarayı’nı ve Çan Kulesi’ni ziyaret etmelisiniz.

Benim tatilimde alışveriş ve moda olmazsa olmaz diyenlerdenseniz sizi Milano’ya alalım. Özellikle dünyaca ünlü markaların orijinal mağazalarını gezmek istiyor ve alışverişe kendinizi kaptırmak istiyorsanız Milano’da pek çok seçenek mevcut.

Sadece gezmek olmaz, yemek-içmek lazım. Hem bir ülkenin kültürünü ve dokularını anlamanın en iyi yolu o ülkenin mutfağına girmek. İtalya bu anlamda size çok da yabancı olmadığınız yiyecekleri orijinal haliyle ve müthiş bir lezzetle sunuyor. Pizzanın doğduğu yer Napoli’de çeşit çeşit pizzaları tadabilir, farklı soslarla buluşmuş makarnaları doyasıya yiyebilirsiniz. Yemeden dönmeyin dediğimiz lezzet ise; tabii ki lazanya. Sadece makarna ve pizzaları değil kahveleriyle de ünlü İtalya. Roma’da işini son derece ciddiye alarak yapan bir kahve dükkanı bulabilir, kitap-kahve keyfini dekorasyonlarıyla da sizi İtalya’da olduğunuzu hissettirecek bu cafelerin birinde yapabilirsiniz.