Sülemiş İsyanı

Sülemiş’in isyanı

Sülemiş İsyanı nasıl başlamıştır ? 1298’de İlhanlı Hükümdarı Gazan Han’ın 2. Mesud’un yerine III. Alaaddin Keykubad’ı Selçuklu tahtına geçirmesini kabullenemeyen Moğol kumandanı Sülemiş isyan etmiştir.

İlhanlı Hükümdarı Gâzân Han merkeziyetçi bir devlet  yapılanmasına karşı ülkede yaşanan isyanları bertaraf edip istikrarı sağladıktan sonra gözünü dış politikaya çevirir. Seleflerinin bir türlü ele geçiremediği Suriye topraklarını ele geçirerek Akdeniz’e açılmayı amaçlamaktadır. Şüphesiz Suriye ve Mısır coğrafyasının güçlü devletler tarafından hâkimiyet altına alınma siyaseti tarih boyunca alışık olduğumuz bir durumdur. Bölgeye hâkim olan devletlerin siyasi olduğu kadar iktisadi açıdan da önemli bir üstünlük elde ettikleri yüzyıllar boyu süregelen bir gerçektir. İlhanlılar açısından da gerek Anadolu’da bir türlü tesis edilemeyen siyasi istikrar gerekse komşu devletlerle olan mücadelede bölgenin hâkimiyet altına alınması zaruridir. Gâzân, Hülâgû döneminden beri sürdürülen Suriye’yi işgal politikasını gerçekleştirmek için 70 bin kişilik kalabalık bir İlhanlı ordusu hazırlar.  Baltu isyanının bastırılmasında büyük yararlılıklar gösteren Sülemiş b. Efâl b. Baycu’yu 25 bin kişilik bir ordu ile Anadolu’ya gönderir. Anadolu’da Moğol istilâsını başlatan Baycu Noyan’ın torunudur. Anadolu’da gerekli tedbirleri aldıktan sonra emrindeki Anadolu askeriyle Kozan üzerinden Halep’e yürüyecektir. Diğer taraftan Diyarbakır üzerinden Fırat’ı geçecek olan Gâzân’ın ordusuyla Halep’te buluşacaklardır.

Sülemiş, Anadolu’ya ulaştığında Gâzân’a isyan ettiğine dair haberler gelir. Anadolu ümerasına hilˊatler giydirip bolca paralar dağıtan Sülemiş’in amacı Anadolu’yu bağımsız bir şekilde hükümdar olarak yönetmektir. Bu amaçla emrinde asker istihdam edip Türk beylerinden Karamanoğlu Bey’i ile mektuplaşır. Hemen karşılık veren Karamanoğulları 10 bin kişilik bir birlik ile Sülemiş’e katılırlar. Ayrıca Muhlisiddin erRûmî ile Memlûk sultanı Hüsameddin Lâçîn’e mektup yazarak Gâzân’a karşı savaşmak için yardım ister. Sultan Lâçîn, Sülemiş’in isteğine olumlu karşılık vererek yardım amacıyla gerekli hazırlıkların yapılması için Dımaşk’a mektup gönderir. Sultan “Kapımıza geleni boş çevirmeyiz”, diyerek sahip çıktığı  gibi din düşmanı olarak gördüğü Gâzân karşısında İslam sancağını Anadolu’da taşıyacak olan Sülemiş’in Memlûk Anadolu nâibliğini destekler. Bu bağlamda kendisine Niyâbetü’l-Memleketi’r-Rûmiyye=Rûm Ülkesi Nâibliği yani Anadolu nâibliğinin tevcih edilip bununla ilgili bir de taklîd yazılır. Ayrıca Memlûk sultanı Lâçîn ile Sülemiş arasında dostluk kurulmasında Karamanoğlu Bey’i aktif bir rol oynar. Söz konusu taklîdin yazılmasında ve Sülemiş’in Kahire’de kabul edilmesinin asıl sebebinin Karamanoğulları Beylerinin sözlerine ve dini inançlarına olan güvenleri olduğunu ifade eder. Sülemiş’in Gâzân’a karşı isyan hareketini başlatması düşündürücüdür. Zira Gâzân, Geyhatu’nun yerine geçen Baydu’nun hükümdarlığını kabul etmeyerek vezir Nevrûz’un desteği ile önce İlhanlı tahtını ele geçirmiş (3 Kasım 1295), daha sonra da Anadolu’da baş gösteren Tagaçar ve Baltu isyanını Sülemiş’in gösterdiği yararlılıklar sayesinde üstesinden gelmeyi başarmıştır. Diğer taraftan Nevrûz gibi güçlü bir devlet adamını da ortadan kaldırmıştır. Gâzân’ın Sülemiş’in böyle bir ortamda Gâzân’a karşı giriştiği isyanının gerekçeleri şunlar olabilir; -Sülemiş’in dedesi Baycu Noyan’ın Hülâgû tarafından yasaya çarptırılarak malının yarısına el konulması söz konusudur. Şöyle ki, Baycu’nun; “Rum ülkesini ben il kıldım” demesi ve bununla övünmesi Hülâgû’nun önemli bir komutanı hakkında siyasi bir karar almasına yol açmıştır.  Cengiz’in soyundan gelen Moğol Noyanları arasında siyasi bir rekabet söz konusudur. Yani hasmane ilişkiler üst düzey Moğolların tasfiyesine yol açmış olması, -Sülemiş, Anadolu’yu Moğollar adına ele geçiren Baycu Noyan’ın torunu olup soy olarak Cengiz Han’a Gâzân’dan daha yakındır. Dolayısıyla Baydu’yu devirerek tahta oturan Gâzân’a karşı giriştiği isyan hareketinin İlhanlı geleneğinde doğal olması, -Gâzân’a karşı girişilen Baltu isyanının bastırılmasında büyük yararlılıklar gösteren Sülemiş, Gâzân tarafından 1297 sonlarında Anadolu Emîru’l-Ümeralığa atanır. Anadolu valiliğinin Bayıncar Noyan’a verilmesine içerlemiş olması isyan hareketinin en önemli sebebidir. Gerek dedesinin uzun yıllar Anadolu’da kalması gerekse kendi hizmetlerinin karşılığı olarak Anadolu valiliğinin verilmemesi, Sülemiş, bu isyanı sırasında Taştemür Noyan, Akbal Noyan, Kerze, Çerkes ve İsen gibi Anadolu’daki bazı Moğol Noyanlarının da desteğini almış olması, İlhanlılar’ın kuruluşundan beri can düşmanı Memlûklerin tam desteğini almış olması, Reşidüddin’in bahsettiğine göre o yıl yaşanan ağır kış şartları neticesinde Gâzân’ın ordusunun telef olduğuna dair haberlerin ayyuka çıkmasıyla62 bu durum Sülemiş’i cesaretlendirmiş ve böyle davranmasını tetiklemiş olduğunu düşünüyoruz. Sülemiş, isyanının ilk icraatı olarak İlhanlı emirleri Bayancar ve Buckur’u yakalayıp öldürür. Böylece kısa bir sürede Dânişmend topraklarında bulunan askerleri itaat altına almayı başarır. Daha sonra da Anadolu’nun tamamına yakınını kontrol altına almayı başarır. Ayrıca çeşitli bölgelere adamlarını göndererek vergi toplamaya başlar. Çok çetin geçen kış şartları da rahat hareket etmesini sağlar.  Sülemiş, Anadolu’da bir sultan gibi hareket etmektedir.

İlhanlı Ordusunun İsyanı Bastırması ve Sülemiş’in Memlûk Sultanına Sığınması

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

six + three =

Pin It on Pinterest