Moğolistanlı Türkler Dr.Yaşar KALAFAT (Halk Bilimi Uzmanı ve yazar) Yaklaşık 2,8 milyon nüfuslu Moğolistan”da Müslümanların oranı %6 civarında. Ülkenin batısında yer alan UBS eyaletinin Ulangom şehrine bağlı Tarialan kasabasında ise 10 bin Müslüman Hoton Türkü yaşıyor.Hoton Türkleri yeni bir proje kapsamında Tarialan kasabasında bir İmam Hatip Lisesi açılmasının sevincini yaşıyorlar. Okul ülkede Müslümanların tek eğitim kurumu olan Bilge Tegin Ahlak Okulu’nun şubesi olacak.  Ağırlıklı olarak din eğitimi verecek okul, Allah’ı, Kuran’ı ve dini yakından tanımak ve öğrenmek isteyen genç Müslümanlar için bir şükür vesilesi oldu.

GİRİŞ:

Bu bildiride Hoton/Hatun Türklerine dairyerleri, yurtları nüfusları yaşam biçimleri bu adı alışları gibi hususlara dairgenel tanıtıcı bilgiler verildikten sonra, onların inanç kültürlerine dair bazıaçıklamalar yapılacak ve bunların diğer Türk kültürlü halkların halk inanmalarıile karşılaştırılmaları cihetine gidilecektir.

hoton-turkleri

METİN:

Moğolistan’dabulunan Türk topluluklarından Hoton/Hatun Türkleri kaybolmağa yüz tutmuş Türktopluluklarından biridir. Bu ülkedeki diğer Türk toplumu ise Başkente 1.700 Km mesafede, batıdabulunan Moğolistan’ın ikinci büyük şehri olan Bayan Ulgi Uvs ilinin Tarialanilçesinde yaşamakta olan Moğol Kazaklarıdır.Moğolistan’dayaşayan Türk boylarından Kazaklar’ın, Tsengel’lerin Tuvaları’nın Hotonlar’ın veDuhalar (Tsataanlar)’ın varlığı da bilinmektedir. Moğolistan nüfusunu teşkileden 24 boydan Kazak, Hoton, Tuva ve Duhalar (Tsaatan) olmak üzere dört boyhalen Türk kültürünü devam ettirmektedir. Dağ’da yaşayan ve Toj diyeadlandırılan bu etnik grup, esasen Tuva Cumhuriyeti Toj Eyaletinde yaşayan AkTodu, Soyon Kırgız, Hanaçı, Maat, Balıkçı ve Hular boylarının bir kısmı olmaklaberaber kendilerini Duhalar diye adlandırdıkları bilinmektedir. Biz evvelceyaptığımız bir çalışma ile Türk kültür coğrafyası halklarından olan Buryatlarıinançları ile ele karşılaştırmaları cihetine gitmiştik.

Moğolistan coğrafyası  içinde Başkent Ulanbator’a 1700 km uzakta Altay dağlarının eteklerindetoplu olarak ikamet eden, sayıları yaklaşık olarak, 1520 bin civarında bulunanTürk toplumlarından Hoton, aslında Hatun Türkleri, Moğol İmparatorluğundangünümüze ulaşan Uygur kökenli Türk topluluklarından biridir. Anadillerini büyükölçüde yitirmiş olan bu Türk topluluğunun daha önceki adının günümüzdebilinmediğini müşahede etmekteyiz.

Bu toplumunkimliğini koruması için alınmış hiçbir tedbir ve kendilerine mahsus birörgütleri yoktur. Unutulmaya yüz tutmuş anadillerinde eğitimleri verilmemekteradyo, televizyon yayınları yapılmamaktadır. Moğolistan Kazak Türklerinin 2ayrı örgütleri olmakla beraber, Türk toplumları arasında kimlik merkezli birdayanışma da yoktur.MoğolistanTürklerinden Duhaların Moğol boyu olan Darhadlar tarafından Uygur ve dillerinide Uygurca olarak bilmeleri bu görüşü güçlendirirken Moğolistan’ın da bir döneminDoğu Türkistan olduğu fikrine de güç katmaktadır. Doğu Türkistan’ın günümüzdeÇin siyasi sınırları içerisinde kalmış olan bölgelerinden Kulca/Gulca Türkkültür coğrafyasında halk inançları karşılaştırması yaparak Doğu Türkistan’ınbatı bölgesinde eski Türk inanç Sistemini izleme imkânı bulmuştuk. HatunTürklerinin ismi, Moğolca Khoton’dur. Bu halkın Doğu Türkistan şehirlerindenHoten’den gelmiş olacakları üzerinde durulmuş o şehirle hiç ilgilerininolmadığı bu halkın kendileri için yaptıkları açıklamalardan ve kelimeninkökünden anlaşılmıştır. Bu toplumun ismini Hatun kelimesi Türk Dil Kurumuverilerine göre; kadın, bayan, eş, zevce, yüksek makamlardaki kadınlara vehakan eşlerine verilen unvandır. Bir yıl kadar bulunduğu coğrafyada TuranCan’ın yapmış olduğu araştırmaları göre Hoton Türkleri isimlerini Cengiz Handöneminde almışlardır. Bu toplumunerkekleri Moğol ordularının katliamından korunmak için kendilerini saklamalarıgerekmiş ve erkekler kadın elbisesi giyip korunmuşlardır. Bu Türk toplumunagiyindikleri elbiseler nedeniyle Hatunlar denilmiştir Bu kelime Zamanla “Hoton”a dönüşmüştür. O gün, kadınlar erkeklerden ayrıt edilmeleri için parlak renklidaha çok sarı, al ve gök mavisi elbiseler giymişlerdir. Erkekler ise kara renkelbiseleri tercih etmişlerdir. Bu renk, karanın hem Şaman dininin sembolü oluşuve hem de içine düştükleri durumu matem olarak algılanmasından ilerigelmektedir. Hatun kadınlarının parlak renklere düşkün olmalarını günümüzekadar devam ettirmiş olup, daha önce siyah rengi sadece erkekler kullanır iken,siyah renk günümüzde kadınlar tarafından da kullanılmaktadır. Gene Şamanizm’ingereği olarak kadınlar saçlarını ortadan örgülü ikiye ayıran bu toplumunkadınlarında genel kıyafet günümüzde siyahtır. Kadınların ifadelerine göre kararenk giysi Şamanizm’in bir hatırasıdır. Arkaya asılı olan saçları pamuk birörtü ile kapatılır, boncuk taşlarla işlemeli bir püskül bayanların etekceplerine kadar sarkar. Siyah ipekle süslü ve kırmızı veya sarı yakalı yeleklergiyerler. Bu toplumda kara renk kuvvet ve kudreti temsil ederken karanın buanlamı Türk inanç kültüründe yeri olan bir husustur.

Kılık değiştirme,Türk halk inanç kültüründe önemli bir külttür. Kimlik saklayarak korunmayayönelik bir içeriğe sahiptir. Tasavvuf-mitoloji kavşağında canlı olarak bilinennebatlar, hayvanlar ve insanlar ile cansız olarak bilinenler kendi âlemleriiçerisinde ve âlemler arası geçiş yapabiliyorlardı. Bu olguyu, destanlarda,efsanelerde ve menkıbelerde izleyebiliyoruz. Batındaki âlem değişme, zahirekılık değişme olarak yansımış sözlü kültür ürünlerinde tebdil-i kıyafet olarakyer almıştır. Hatun/Hotan Türklerindeki bu uygulamanın bize göre mitolojik birarka planı vardır. Mitolojik içerikli bu tespit Türk kültürlü halkların halkinançlarında da yaşamaktadır. Türk isim verme geleneğindeki Kurtçepe,Zülkarneyn gibi isimler bu inancın sonucudurlar.MoğolistanTürklerinden Duhalarda yaşamayan çocuklara ad verilirken onlara kötü çirkinisimlerin verilmesi de keza onları habis ruhlardan korumak içindir.

Kılık değişerekkorunma şekli beden değişerek, başka bir bedenle bedenlenilerek korunmak veyakorkutmak halk tasavvufunda da vardır. Türkistan ve Anadolu velileri, Doğan,Güvercin, Geyik donuna girerek yenişebiliyorlardı.

 

Şamanistkültlerden birisi olan kara iyeleri günümüzde Türk kültür coğrafyasının hemenher bölgesinde görebiliyoruz. Türk kültürlü halklar erkek çocuklara musallatolan bu görünmeyen kem güçten çocuklarını korumak için onlara kız çocuğuintibası bırakacak kıyafetler giydiriyor, saçlarını uzatıyorlardı.

Moğolistan KazakTürkleri ile Hoton/Hatun Türklerinin yaşadıkları bölgelerin sokaklarındaTürkler, kadın erkek geleneksel kıyafetleri ile dolaşırlar. Bunlarda yaklaşık800 yıldan beri aynı kıyafetler giyilmektedir. Yaşam büyük ölçüde yarıgöçebedir. Halk atları, develeri yakları ile kırsal kesimde özgürcedolaşabilmektedir.

Hoton/HatunTürkleri, geçimlerini hayvancılıkla temin etmektedirler. Genelde de hep büyükbaş hayvanlar yetiştirirler. Hayvanlar yaz kış dışarıdadır, ahır geleneğibulunmamaktadır. Soğuktan olsa gerek kümes hayvanlığı pek yapılmamaktadır.

Hoton Türkleri,bozkırda “Ger” adını verdikleri çadırlarında yaşarlar. Göçebe hayatın başkentdışında devam ettiği bozkırlarda, yaşamlarını devam getirebilmek için mevsimselgöçe ihtiyaç duyulur. Bölgede bitki örtüsü orman türü değildir. Kara iklimihâkim olup yazların ve kışların sıcaklık farklı oldukça fazladır. Hotan Türklerinin Ger’ini yüzyılların iklimşartları oluşturmuştur. Bunlar ahşap iskeletli çadır bezi ve keçe gövdeliaçılıp kapanabilme özelliği olan hafif yuvarlak yuvalardır. Yazın sıcağa vekışın soğuğa karşı tasarlanmışlardır.

Gerlerde kapıeşiğine basılmaz, Basılması uğursuzluk sayılır. Gerin kapı eşiğine basan kimseger sahibini çiğnemiş ona hakaret etmiş olarak kabul edilir. Gerlerin kapılarıçok kere parlak renklerle boyalı olurlar. Gere misafir olarak gelen biryabancının ger kapısını çalması görgüsüzlük olarak algılanır. Misafir evsahibine geldiğini bildirmek için “Nohoi hori” “Köpeği tut” diye bağırır.Böylece gere girebilmek için müsaade istediğini anlatmış olur.

Bu ihtiyaçPadarlar gibi bir kısım Azerbaycan Türk toplumlarında darvaza (çift kanatlıbahçe kapısı) nı çalınarak karşılanır. Anadolu’da kapı tokmaklarından bayanlaraait olan ile erkeklere ait olan farklıdırlar. Böylece kapıya gelen kimseye dairev sahibi kapıyı açmadan fikir sahibi olur.

Hoton/HatunTürkleri de Moğolistan’ın diğer Türk kesimleri gibi bir dönem itibariyleŞamanist inançlı idiler. Bunlardan Duhalar’ın inanç dünyasında Şamanizmin bütünkültlerine dair bilgi bulmak mümkündür. Özellikle yön-ruh bağlantısına, köpekkültüne ve renklerle ilgili inançlara dair bu vasatlardan bilgi derlenilebilir.Doğu Türkistan Türklüğünün İslamiyet’e girmiş olan Uyguristan bölgesinde deİslam’a girmiş diğer Türk kültür bölgeleri gibi eski inanç sisteminin izlerigörülebilirken hala Şamanlık/Kamlık inanç sistemi kapsamında olan DuhaTürkleri, Hoton/Hatun Türklerinin konumu kaynak teşkil etme bakımından dahafarklıdırlar.

Şamanizm’dengeldiğine inanılan inançlardan birisi de ev iyesinin evin eşiğinin altındaolduğudur. Bu iye evi yabancılardan ve eve dışarıdan gelebilecek tehlikelerekötülüklere karşı korur. Rize dolaylarında bunun ailenin yaşlılarına görünen akbir yılan olduğu inancı vardır. Güneydoğu Anadolu’da bağlık bölgelerde kezabağın koruyucusu olarak ak bir yılanın olduğu inancı yaygındır. Evin, çadırın,otağın koruyucusunun olduğu ve onun eşiğin altını mesken tuttuğu inancı UluğTürkistan, Ortadoğu ve Kafkasya Türk kültür coğrafyasında çok yaygındır. Eviyesini incitmemek için eşiğe basılmaz, eşikte oturulmaz, eşikte durulmaz.Esasen eşik dışarı anlamında olup kastedilen kapı eşiğidir. Eşikte durmakuğursuzluk olarak bilinir.

Kapı eşiğinin içkısmı güvenli olan dış kısmı ise güvenliği olmayan yer olarak kabul edilir.Eşiği aşıp içeri girebilen kimse artık dosttur. Eşik sınırı bilhassa gece vekara iyeler itibariyle önem kazanır. Gece eşiğin dışına sıcak su dökülmez Karaiyelere zarar verilebileceği ve onların düşmanlığının kazanılabileceğineinanılır. Kırkı çıkmamış bebeklerin de çamaşırları güneş battıktan havakarardıktan sonra dışarıda bırakılmaz onların kara iyeler tarafındansahiplenilebileceğine inanılır.

Dışarıdan ger’eyemek davetine gelen misafirlerin içinde yaşça veya makamca büyük olan misafirebir bıçak verilir. Genelde misafir için statüsüne göre at, yak, yâda koyunkesilir. Bu misafir sofraya gelen etin kaburga kemiğini eline alır sofradabulunanlara birer parça et keserek ikram eder. Kemikte hiç et kalmaz., cebindençıkardığı bir miktar kağıt parayı bu kemiğe sararak ger’in yan kenar tahtasınınarasına sıkıştırır. Bu evin sahibine katkı amacıyla yapılan kibarca bir yardımdır.

Hoton/HatunTürklerindeki bu uygulama Kuzey Kafkasya Türk kültür coğrafyasındaKaraçay-Balkar-Nogay ve Kumuklar arasında da yaşamaktadır. Bu kemiğe bakarakaksakal ailenin adeta geleceğini okur, aile fertlerine dair hayırlı açıklamalaryapar. Daha sonra sofranın bereketi için hamd duası yapılır. Bu kemik kırılırve fakat parçaları tamamen ayrılmaz. Her iki uygulama arasındaki fark KafkasyaTürk kültür coğrafyasında kemiği etinden sıyırma işlemi bıçak kullanılmadanyapılmasıdır.

Hoton/HatunTürklerindeki köpekle ilgili uygulama Karsta da yaşamaktadır. 5060 yıl evvelinegidildiğinde bilhassa kırsal kesimde başka bir eve giden kimse özellikle gecegitmiş ise iyi niyetle geldiğini duyurmak için “İti tut” diye seslenirdi. Veya ev sahibi bir tıkırdı, köpeğinhomurdanmasını duyunca “haber ol it var” diye seslenirdi. Beklenmeyen bir kimsetarafından Kapıyı çalmak, kapıya dayanmak, adeta baskın gibi algılanırdı.

Hoton/HatunTürklerinde yerleşim belirli kurallar içinde yapılıyor. Kapı, her zaman güneye,sert kuzey rüzgârlarına karşı korunmalı hazırlanır. “Ger”in sol kanadıerkeklere aittir. Kımız (airag) çalkalama torbası, eyer sehpası, bir yatak vebir iki de erzak sandığı buradadır. Misafirler içeriye soldan girerler veçadırın yarısını kat edip köşede kendilerine ayrılmış taburelere otururlar.Oturmadan evvel genelde durup kımızı karıştırırlar. Çoğu Gerde beklenmedikmisafirler için, içinde genelde peynir ile tuzlu ve sütlü Moğol Çayı ya davotka da olan bir misafir tabağı bulunur. Uluğ Türkistan’ın birçok yerinde Kazakistan,Özbekistan, Karakalpakistan’da konaklar ekmek veya ekmek-tuz ile karşılanırlar.Bu uygulamayı Tataristan ve Başkurdistan’da da görmekteyiz. Çuvaşistan’da buikrama bira türü hafif içkiler de eklenilmiştir. Karşılama misafirin ağırlığınagöre köy veya kasabanı eşiğinde/girişinde olabildiği gibi ev ve çadırlarınönünde de yapılır.

“Ger”in sağ kanadı ise kadınlara ayrılmıştırve genelde burada çanak çömlekler, su kovaları ve testileri, başka kapkacaklar, bir yatak daha ve erzak sandıkları bulunur. Ateş, günümüzde bu, metalbir soba demek- çadırın duvarları kurulmadan yerleştirilir. Çatıdaki açıklığıntam altında çadırın ortasındaki ateşin yanında her zaman ya tezek ya da odunhazır bulunur.

Türk halkinançlarında sağ soldan yukarı aşağıdan ön arkadan itibarıdır. 1990’larda,Türkmenistan’daki cemaati kadınlı erkekli olan camiler Cuma namazı saatlerindekapı-minber istikametinde bez perde ile bölünür sağ kısmı kadın cemaateayrılırdı.

Hoton/Hatun Türklerinde, Moğolistan’ın genelinde olduğu gibi en yaygın spor dallarınınbaşında, güreş, at yarışları, okçuluk gelmektedir. Sportif karşılaşmalar bayağıyaygın ve çok çekişmeli geçmektedir. Bu toplumda çok yaygın olan güreşte ise, 8yaşındaki çocukla 80 yaşındaki ihtiyarın eşleşmesi mümkündür. Kim galip gelirse“bahtına” denir, hiçbir tatsızlık çıkmaz. Diğer Türk topluluklarında olduğugibi, çocuklar çok güzel ata binerler, küçük yaşta ata binmesini öğrenirler.Her yıl Temmuz ayında at yarışları okçuluk ve güreş müsabakaları düzenlerler.

Bölgedeki başlıcaeğlencelerden birisi Âşık Oyunudur. Herkesin oynamak için hazır aşığı vardır. Âşık oyunu hem eğlence ve hemde yarış biçimidir. Âşık kemiğinin ayrıca fal ve nazarlık fonksiyonu davardır.Temizlenmiş 3 aşık kemiği bir arada görünebilecek yerlere konularaknazardan korunmak istenir.

Âşık oyunu Türkkültürlü halklar arasında hayvancı toplum olmanın sonucu olarak çok yaygındır.Hayvanın başka bir ayak kemiğinden ayrıca gıca olarak bilinen ve âşık oyunukadar yaygın olmayan bir oyun daha vardır. Âşık kemiklerinden hareketle fal daaçılır, şans oyunları da düzenlendiği olur.

Tezek, Türk kültür coğrafyasının yarı göçebeve yerleşik yaşam süren havyacı kesimlerinde geleneksel yakıttır. Bu uygulamaAnadolu, Kafkasya’dan Uluğ Türkistan’a kadar aynilik arz eder.

Moğolistan’ın genelinde ve eski Türklerdeolduğu gibi, günümüz Hoton/Hatun Türklerinde de ateşe mistik itibar vardır. 0,asla söndürülmez, üzerine su dökülmez veya çöp yakmak için kullanılmaz.

Türk kültürlü halklardaki ateş kültünün özündeŞamanizm/Kamizm olmakla beraber Zerdüşülik’deki ateş kültü ile bu inançlaryumak oluşturmuştur. Türk kültürlü haklarda ateş aklayıp paklayan, gelecektenbilgi edilmesinde kendisinden yararlanılan, ocak iyesi ile bağlantılı birkülttür. Batı Türklüğünde de ateşe saygı vardır. O kirletilmez, mesela çocuklarona çiş ettirilmez, ona tükürülmez, o, su dökülerek söndürülmez. Bazı yörelerdetutuşturulması için çer çöp kullanılmasından kaçınılır. Gün battıktan sonrakomşuya verilmeyen nesneler arasında ateş de vardır. Kaşkayi Türklerindeaileden ayrılarak kendi otağını kuracak olan erkek evladın ocağı baba ocağındanalınıp söndürülmeden götürülen od/ateş ile tutuşturulur.

 

Hoton/Hatun Türkleri belirtildiği gibi tamamenŞaman değildirler. Onlar için “İslam’a girmiş Şaman Uygurlar,” ve “DinlerindeBudist ve Şamanist izler de bulunduran Müslüman Uygurlar” da denilmektedir.Dinlerinin eski inanç ve geleneklerini devam ettirmektedir. Moğolistan’da, herdin kendi cemaatine yönelik faaliyeti serbestçe yapmakta, farklı din mensuplarıarasında herhangi bir sürtüşme yaşamamaktadır. Gerek Moğolistan’ın genelinde vegerekse Bayan Ulgi bölgesinde bu dinî hoşgörüden de faydalanmaktadırlar.Özellikle Hıristiyanlık ve Bahaî İnancına mensup misyonerler büyük bir faaliyetiçersindedirler, Tarihin hiçbir döneminde halkının içerisinde Hıristiyanbulunmayan Moğolistan’da bu gün misyonerler, doktor, hemşire, öğretmen, tüccar,vb, isimler ve mesleklerle çok yoğun bir çalışma yapmaktadırlar. Bozkırdayaşayan göçebe ailelere dahi İngilizce öğretilerek yoğun bir Hıristiyanlaştırmafaaliyeti bütün çıplaklığı ile gözlenebilmektedir.

Batı emperyalizmisiyasi oryantalizmi misyonerlik ile bir arada yürütmekte, misyonerliğiemperyalizmin emrine verilmiş oryantalizm ile bütünleştirmektedir. Buyapılanmaya karşı geliştirilecek stratejide İslamiyet Türkiyat’ın içerisindeyerini alabilmelidir, kanaatindeyiz.

SONUÇ:

Hoton/HatunTürkleri, Duhalar, Tsegenler, Moğolistan Kazakları gibi, Moğolistan Türk kültürbölgesi halklarından olup kaybolmaya yüz tutmuş Türk toplumlarındırlar. Bunlar,bilhassa Uygur Şamanizm’i/Kamizm’i çalışmaları bakımından önemli kaynakniteliğinde bir Türk kesimidirler.

Hoton toplumisminin etimolojisi, sahneye çıkış şekli ve gelişme seyri için yeni bilgilergerekmektedir.

Moğolistan’da doğal ortamda yaşamaya alışmış nüfusça çok az olan ve anadili ile eğitim imkânı olmayan Türk toplumları ortamlarından koparıldıklarınispette kültürel kimliklerini yitirmektedirler. Bu İran Türklerinin yarıgöçebe yaşayan kesimleri için de geçerlidir. İran’da da Moğolistan’da olduğugibi yerleşik düzene geçmeğe mecbur edildikleri için Türk halk Fars şehirkültürü içerisinde eriyip yok olmaktadır. İran Türklüğü için üniversitegençliği, Azerbaycan ve Türkiye’ye coğrafî yakınlık ve halkbiliminin ortakalanları millî kimliği yaşabilme adına sınırlı çözüm oluşturabilirlerkenMoğolistan’da bu imkân da yoktur.