Geçmiş geleceğin aynasıdır

Geçmiş geleceğin aynasıdır
Spread the love

Geçmiş geleceğin aynasıdır

Geçmiş geleceğin aynasıdır, Tarihsel sürekliliği, kültürü ve kimliği olan hiçbir millet dününden ve dileklerinden tecrit edilemez, edilemeyecektir.

Türk milleti 940 küsür yıldır son yurdunda yaşamakta, bu topraklarda soluk alıp-vermektedir.

Nice talihsizliklere, nice acılara, nice tahammülsüzlüklere ve nice saldırganlıklara rağmen son yurdumuzdaki varlığımız kesintiye uğramamıştır.

Haçlılar gelip gitmiş, kutsal ittifaklar, şiddet ve vahşet dolu güçler dolup taşmış, ama yine de ulvi varlığımız kaybolmamış, payidarlığımızın önüne geçilememiştir.

Zira Türk milleti hidayetin izinden ayrılmamıştır.

Adaletin çizgisinden sapmamış, merhametin ve insaniyetin yörüngesinden çıkmamıştır.

Şanlı mazimizin her sayfası kaderdaşlığın, kadirşinaslığın ve kardeşliğin eşsiz örnekleriyle temellenmiş ve teyit edilmiştir.

1919’da başlayan ve yaklaşık 4,5 yıl sonra Ankara’da Cumhuriyet’in kurulmasıyla sonuçlanan İstiklal Savaşımız tam ve eksiksiz bağımsızlığın ilan ve iradesi olarak yarınları şekillendirmiştir.

Devletine Türkiye Cumhuriyeti, beşeri varlığına Türk milleti denilen muhteşem kudret aralıksız ilerleyişini böylece sürdürmüştür.

Bugünkü şartlarda bu kutsal yapının yıkılması için çok yoğun bir mücadele devam etmektedir.

Kimi zaman demokratik açılım, kimi zaman milli birlik ve kardeşlik, kimi zaman da çözüm süreci mahlaslı zehirli projelerle bölücülüğe siyasi ve hukuki meşruiyet aranmaktadır.

Milleti Türk’ten, devleti Türkiye Cumhuriyeti’nden soymak ve soyutlamak için olmadık iğrenç yöntemlere başvurulmaktadır.

Türksüz millet, Türksüz devlet ve Türksüz vatan için kuyruğa giren alçaklar; dünden bugüne miras kalan milli ve manevi değerleri çözmek ve çökertmek için son derece faaldir.

Türk milleti bunun için inkâr edilmektedir.

Türklük bunun için hedef alınmaktadır.

Milliyetçilik bunun için kötülenmektedir.

Üzülerek söylemek isterim ki, Türkiye ikinci Fetret Devrini yaşamaktadır.

Türk milleti 11 yıldır devam eden bölücü ve yıkıcı kalkışmalara sahne olmaktadır.

Milli ve üniter nitelikli Türk Cumhuriyeti Devleti; sözde “demokratikleşme, özgürleşme, barış, süreç, çok kültürlülük, alt kimliklerin tanınması, ana dilde eğitim, siyasi statü talepleri” gibi kavramlarla parçalanmanın eşiğindedir.

Sosyolojik olarak Türk kimliğinde birleşme süreciyle tamamlanmış milletleşme olgusu geriye döndürülmek istenmektedir.

Şayet bu eğilim, bu dayatma ısrarla sürdürülürse, iç ve dış tazyiklerle sivrilen kimlik talepleri dağılmayı sağlayacak, çatışmayı getirecek, bu ülkede yaşayan kardeşlerimiz alt kimlikler arasında eriyecek ve emilecektir.

Bu şartlar altında, korkarız ki, ne milletten ne de Türkiye Cumhuriyeti’nden iz ve eser kalmayacaktır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ile devletten ayrılan çok sayıda unsur kendi milli devletini kurmuşlar, ama o günden beri rahat, huzur ve istikrar yüzü görmemişlerdir.

Dönemin gelişmeleri doğrultusunda son kurulan devlet ise Türkiye Cumhuriyeti olmuştur.

Ve bu devleti kuran da büyük Türk milletidir.

Tekrar ediyorum, devletin kurucu ögesi ve asıl sahibi asil Türk milletidir.

Biz demek bir demektir.

Türk milleti demek bin yıllık kardeşlik hukukuyla aynıdır.

Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye biriz, beraberiz ve büyük bir ailenin temsilcileriyiz.

Kökeni ne olursa olsun, her Türk vatandaşı Türkiye’nin bölünmesi halinde nelerin olacağını iyi düşünmelidir.

Hele hele milletin 36’ya parçalanmasıyla hangi felaketlerin ve hangi feci olayların doğacağını şimdiden öngörmelidir.

Milleti içi boş bir kabuğa, dokununca çatlayacak ve dağılacak gevşek bir dokuya dönüştürmenin nasıl bir musibete, nasıl bir depreme yol açacağını bugünden hesap etmek lazımdır.

Bölünmeye mesafeli, teröre tepkili Kürt kökenli kardeşlerim artık seslerini yükseltmeli, nerede durduklarını netleştirmelidir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin
“Türkiye” Mitinginde yapmış oldukları konuşma metni. <bir bölümü>
9 Kasım 2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three + five =