Göroglının Döreyşi (Köroğlu’nun Ortaya Çıkışı)

Göroglının Döreyşi

Türkmen anlatılarında yer aldığına göre Köroğlu’nun hükümranlığını kurup halkını yönettiği yer Çandıbil (Çamlıbel)’dir. Destanın ilk kolu olan “Göroglının Döreyşi” (Köroğlu’nun Ortaya Çıkışı)’nda Çandıbil şöyle tanıtılır: “Geçmiş zamanlarda Çandıbil adlı bir yurt vardı. O yurtta büyük büyük dört dağ vardı. Bu yüzden oraya Çardaklı Çandıbil diyorlardı. Halkının çoğu göçebeydi; deve, at ve sığır beslerlerdi. Aral Nehri’nden su içirirlerdi. Onlar Türkmenlerdi. Hükümdarına Cıgalı Bey derlerdi” (Garrıyev, 1990, s. 15). Destanda verilen bilgilere göre Türkmenler Hazar Gölü ile Aral Nehri arasında yaşarlar. Onları yöneten Cıgalı Bey, Yıldız Dağı’nda bulunan Çandıbil’de oturur. Türkmen araştırmacılara göre çardaklı kelimesinin “çihar dağlı” (dört dağlı) anlamına geldiği belirtilir ve bu ifadede bahsi edilen dağların Balkan, Sonı, Küren ve Boyat olduğu düşünülür. Köroğlu ve dedesinin mekânı Çandıbil, destana göre Yıldız Dağı’ndadır. Türkmenler bu dağın diğer bir adının Balkan olduğuna inanırlar (Kiçigulov, 1978, s. 19-21)

Köroğlu, buradan uzak ya da yakın yerlere seferler düzenler. Seferlerin sonunda o, bu dağa döner. Burada Türk mitolojisinde de kökleri bulunan dağa sığınma ve dağda yaşama motifi görülür. Aslında dağ, kör bir ihtiyarın ruhudur. Türkmen varyantında da Köroğlu’nun dedesinin gözlerine mil çekilir. Yani dede Cıgalı Bey, kör bir ihtiyardır. Burada bir nevi atalar kültünde olduğu gibi atanın ruhundan yardım bekleme ve antropomorflaşmış dönüşüm gizlidir (Bayat, 2009, s. 125).

Köroğlu destanının Türkmen varyantında mezarda doğan Köroğlu, çocukluk çağlarında yaptığı yaramazlıklar ve diğer çocuklara verdiği zararlardan ötürü halkın gözüne batmaya başlar. Dedesi Cıgalı Bey, torununun başına bir hadise gelmesinden çekinerek, Rum vilayetine gider. Orada Hünkâra seyislik yapar. Hünkârın talebi üzerine iyi bir cins at bulur. Fakat Hünkâr, bu zayıf atı beğenmeyince Cıgalı Bey’in gözlerini oydurur. Bunun üzerine genç Köroğlu ve dedesi, Kıratla birlikte ülkeyi terk eder. Erenlerin bade içirmesi üzerine hükümranlığa layık bulunan Köroğlu, onların işaretiyle Çandıbil’e gider ve kırk yiğidi çevresine toplar. Köroğlu, halkının başına geçer, daha sonra evlenir. Ardından Çandıbil’den seferler düzenlemeye başlar. Onun gittiği yerler arasında Kafkas ülkeleri de vardır. Bunlardan özellikle Gürcistan dikkati çeker. Burada incelediğimiz metinlerdeki kol sırasına göre Kafkas ülkeleri hakkında destanda yer alan bilgiler verilecektir.

Ilgarım bar Gürcistan’a, Meniŋ bilen aşan yörsün, Ar üstünde şirin candan, Maldan başdan geçen yörsün.” (Garrıyev, 1990, s. 57).

Gidesim var Gürcistan’a, Benimle aşan yürüsün, Ar için şirin candan, Maldan serden geçen yürüsün.

Kaynak: A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi

0Shares

Bir cevap yazın