Azerbaycan Hakkında Bilgi

Azerbayca Hakkında Bilgi Azerbaycan Cumhuriyeti Kafkasların geçiş noktası üzerinde, Büyük Kafkaslar ile Küçük Kafkaslar arasında yer almaktadır. Bölgenin en önemli özelliği tarihi geçit ve ticaret yolları üzerinde bulunmasıdır. Kuzeyinde Gürcistan (480 km) ile Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti (390 km), güneyinde İran İslam Cumhuriyeti (756 km), batısında Ermenistan (1.007 km) ve Türkiye Cumhuriyeti (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile 11 km uzunluğunda ortak sınırı bulunmaktadır), doğusunda ise Hazar Denizi (713 km) yer almaktadır

  • Coğrafi Konum

    Azerbaycan Cumhuriyeti Kafkasların geçiş noktası üzerinde, Büyük Kafkaslar ile Küçük Kafkaslar arasında yer almaktadır. Bölgenin en önemli özelliği tarihi geçit ve ticaret yolları üzerinde bulunmasıdır. Kuzeyinde Gürcistan (480 km) ile Rusya Federasyonu’na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti (390 km), güneyinde İran İslam Cumhuriyeti (756 km), batısında Ermenistan (1.007 km) ve Türkiye Cumhuriyeti (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile 11 km uzunluğunda ortak sınırı bulunmaktadır), doğusunda ise Hazar Denizi (713 km) yer almaktadır.

    86.600 km2’lik toplam araziye (%11,5 orman, %1,6 su havzası, %50 tarıma elverişli topraklardır ki, bunun %27’si otlaklar ve %36,9 diğer topraklardır) sahip olan Azerbaycan 44-52 doğu meridyenleri ve 38-42 kuzey paralelleri üzerinde yerleşmektedir. Bakü’den Kuzey Kutba olan mesafe 5.550 km ve Ekvatora olan mesafe ise 4.440 km’dir. Dünyada en büyük göl olan Hazar Denizi 400.000 km2 büyüklüğünde olup, en derin yeri 1.025 metredir.

  • Nüfus
    :
    9,1 milyon (2013)
    Yüzölçümü
    :
    86.600 Km2
    Başkent
    :
    Bakü
    Milli Gelir
    :
    73.553 Milyon Dolar (2013)
    Reel Büyüme Oranı
    :
    %5,8 (2013)
    Döviz Kuru
    :
    Manat (1 USD: 0,7855 Manat)
    (11.07.2012)
    Başlıca Şehirler
    :
    Bakü (2.039.700),
    Gence (313.000),
    Sumgayt (310.000),
    Mingaçevir ( 96.000)
    Telefon Kodu
    :
    +994
  • Yaklaşık arazi yapısının %50’si dağlık olan bölgede deniz seviyesinden 3.000 metreye kadar yüksek olan sahalar ve %1’ini ise 3.000 metreden yüksek olan sahalar kaplamaktadır. Azerbaycan’ın ortalama deniz seviyesinden yüksekliği 657 metredir. Dağlık arazi Büyük Kafkas, Küçük Kafkas ve Talış Dağlarından oluşur. Kür-Aras ovası en büyük düzlüktür. En düşük rakım (Hazar Denizi) -28 m ve en yüksek nokta (Bazardüzü Dağı) +4.466 m’dir.

  • azerbaycan_cumhuriyeti
  • Dünyadaki 11 iklim çeşidinin dokuzuna sahip olan Azerbaycan’ın iklimini Büyük Kafkas dağlarının kuzeyden gelen soğuk hava kütleleri, Küçük Kafkas dağlarının güneyden gelen sıcak tropik hava akımları ve Hazar Denizi etkilemektedir.

    Azerbaycan dünyanın çok değişik iklim tiplerine sahip ülkelerden biridir. Doğu ve orta kısımları alçak ve düzlük olduğu için, kışları ılık, yazları çok sıcak geçer. Güney doğu kısmı ise nemli subtropikal iklime sahiptir. Bölgeye düşen yıllık yağış miktarı 1.200-1.400 mm.dir. Diğer bölgeler ise, kurak ve yarı kurak görünüme sahiptir. Tarımsal faaliyetlerin çoğu Kür ve Aras nehirleri civarında yapılmaktadır.

  • Siyasi ve İdari Yapı

    Azerbaycan Parlamentosu, 31 Ağustos 1991’de, ülkenin bağımsızlığını ilan etmiştir. 18 Ekim 1991 tarihinde de Meclis Bağımsızlık kanununu kabul etmiştir. Ülke, 12/11/1995 tarihine kadar 1991’de Azerbaycan Yüksek Sovyeti tarafından kabul edilen, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının yeniden ihdas edilmesine dair kanunun verdiği yetkiyle idare edilmiştir.

    Dolayısıyla halihazırda Azerbaycan, 12 Kasım 1995 tarihinde halkoyuna sunularak, %91,9 evet oyu ile kabul edilen yeni Anayasa ile idare edilmektedir. Anayasaya göre ülkenin yönetim biçimi Cumhuriyet’tir. Başkanlık sisteminin egemen olduğu ülkede, Cumhurbaşkanı seçimi beş yılda bir yapılmaktadır.

    Azerbaycan Milli Meclisi, 125 Milletvekilinden oluşmaktadır. Bunların 25’i siyasi partilerden, 100’ü ise bağımsız olarak seçilmiştir. Ülkede 30’un üzerinde irili ufaklı siyasi parti faaliyet göstermektedir.

    Bugün mevcut olan müstakil ve bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti, 12 Kasım 1995 tarihinde referandum yolu ile kabul edilmiş olan Anayasa ile idare edilmektedir. Bu Anayasa’ya göre, Azerbaycan devleti demokratik, hukuka dayalı, laik, üniter bir cumhuriyettir. Kuvvetler ayrılığı prensibi Anayasa tarafından benimsenmiştir. Yasama yetkisi 125 milletvekilinden oluşan ve 5 yılda bir yenilenen Milli Meclis’e, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına ve yargı yetkisi de Mahkemelere bırakılmıştır.

    Milli Meclis, kanun kabul etmekle görevlendirilmiştir. Denetim yetkisi sınırlıdır. Toplantı zamanı ve süresi Anayasada belirlenmiştir. Hükümete güven oyu vermek veya vermemek şeklinde olan parlamenter yetki, Azerbaycan Anayasasında sınırlı hale getirilmiş ve Milli Meclisin hükümete güven oyu vermemesi halinde, aynı heyete hükümetin teşekkül ettirilmesi yetkisi Cumhurbaşkanına tanınmıştır.

    Cumhurbaşkanı, hem devletin ve hemde icranın başıdır. Kanunlardan sonra Bakanlar Kurulu Kararlarından önce gelen ve “Ferman” adı verilen hukuki kararlar alma yetkisi vardır. “Ferman” denen hukuki kararlar, kanun gücünde olup, icrai hüviyete sahiptir. Bu yönü ile Cumhurbaşkanı yasama yetkisiyle de techiz edilmiştir.

  • azerbaycan_bayrak
  • Azerbaycan’da Cumhurbaşkanını 5 yıllık süre için halk seçmektedir. Hiç kimse ikiden fazla Cumhurbaşkanı seçilemez şartı, 18.03.2009 tarihinde yapılan Referandumda kaldırılmıştır. Cumhurbaşkanı hem devletin, hem de yürütmenin başıdır. Her türlü idari karar almak ve devlet teşkilatına şekil ve yön vermek yetkisine sahiptir. Başbakanı, Bakanları ve diğer devlet görevlilerini atamak ve görevden almak yetkisi vardır. Anayasaya göre, Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanı’nın yüksek icra organı olup, ona tabidir ve aynı zamanda da ona karşı sorumludur. Başbakanın ve Bakanların Milli Meclis üyesi olma şartı aranmamıştır.

    Anayasada devletin egemenliğinin yegane kaynağının halk olduğu vurgulanmıştır. Anayasa, halk ve özgürlüklerin tespit ve düzenlenmesi açısından çağdaş bir Anayasadır.

  • Nüfus ve İşgücü Yapısı

    Azerbaycan’ın nüfusu 2013 itibarı ile 9,1 milyondur. Yıllık ortalama nüfus artışı 1959­70 arasında % 3 iken, 1999­2004 yılları arasında %0,8’e gerilemiştir. Ancak 2004-2008 döneminde ülke dışına göçteki yavaşlama ve doğum oranlarının yükselmesi neticesinde ortalama nüfus artış hızı % 1,26’ya yükselmiştir. Ölüm oranında 1990 yılından bu yana fazla bir değişiklik olmamıştır.

    Azerbaycan, diğer dağılan SSCB ülkelerinde olduğu gibi, 1990’lardan itibaren kentlerde yaşayan nüfusunun bir kısmını kaybetmiştir. Bunda çoğunluğu kentlerde yaşayan etnik azınlıkların ülke dışına göç etmesi önemli rol oynamıştır. 2003 yılından itibaren kentsel nüfusta yeniden artış gözlenmeye başlamıştır. Kentsel nüfusun toplam nüfusa oranı 1989’da %54,2 iken, 1999’da bu rakam %51,1’e düşmüş, 2010 yılı itibarı ile bu oran tekrar %53’e çıkmıştır. Kentsel nüfusun artışında petrol sektöründeki gelişmeye bağlı olarak artan yeni iş olanakları etkili olmuştur.
    Nüfusun Şehirlere Göre Dağılımı
    Kaynak: Azerbaycan İstatistik Kurumu
    Bakû 2.039.700
    Gence 313.000
    Sumgayt 310.000
    Mingaçevir 96.000
    Khirdalan 92.000
    Şirvan 77.000
    Nahcivan Şehri 74.500
    Şeki 63.000
    Yevlakh 58.000
    Lankaran 50.000

     Azerbaycan Cumhuriyeti’nin nüfusu 2012 yılı itibariyle 9.235.100 kişiye yükselmiştir . Nüfusun % 54,1’i şehirlerde, % 45,9’u ise köylerde yaşamaktadır. Nüfusun % 49’u erkek, %51’i ise kadındır. Ülke nüfusunun %22,6’sını 0-14 yaş gurubu, %70,2’sini 15-64 yaş gurubu, % 6,8’ini ise 65 yaş üstü bireyler oluşturmaktadır.

    Ülkede 2012 yılı sonu itibariyle çalışabilir nüfus 4.626.100 kişi olup, bu rakam toplam nüfusun % 50,09’ini oluşturmaktadır.

  • Doğal Kaynaklar ve Çevre

    Azerbaycan diğer Kafkas ülkelerine göre (Gürcistan ve Azerbaycan) geniş topraklara sahiptir. Ülke topraklarının yaklaşık % 55’i tarımsal arazilerden, % 2,5’i ise kentsel alanlardan oluşmaktadır. Toprakların % 12’si ise ormanlık arazidir. Azerbaycan, ekolojik olarak çok çeşitli bir coğrafi yapı sergilemektedir. Ülke, deniz seviyesi altında düzlükler, Kafkas bölgesinde 4.000 metre yüksekliğinde dağlar, çöller ve subtropik alanlarla kaplıdır. Ülke topraklarının yarıdan fazlası alçak arazilerden oluşmaktadır. Tamamı Kafkas havzasında akan nehirler gemi taşımacılığına elverişli değildir. Sulama sistemleri su depoları ile düzenlenmektedir. En büyük su deposu ülkenin batısındaki Kuna nehri üzerinde yer alan Mingechaur deposudur.

    Trans­Kafkas ülkeleri içinde çevre kirliliğinin en fazla olduğu ülke Azerbaycan’dır. Yağış miktarı düşük olmakla birlikte Azerbaycan yeterli taze su rezervine sahiptir. Ancak yüzey suyu kirlidir. Nüfusun dörtte biri güvenli suya ulaşmakta sorun yaşamaktadır. 1990’larda sınai üretimde düşüş olmasına rağmen hava kirliliği halen yüksek düzeydedir. Çevre standartları üreticiler tarafında yeterince uygulanmamaktadır. Tarımsal arazi verimliliği de uzun yıllar boyunca yetersiz drenaj ve sulama nedeni ile topraktaki tuz oranının artmasına bağlı olarak düşmüştür. Hazar Denizi seviyesinin inip çıkması da önemli bir ekolojik sorundur. Hazar Denizi, 1977­-1995 yılları arasında yıllık ortalama 13 cm yükselmiştir. Hazar Denizi önemli bir balıkçılık alanıdır. Ancak kirlenme ve kaçak avlanma nedeni ile verimlilikte düşüş gözlenmektedir. 2006 yılında mersinbalığı stoklarının korunması amacı ile Azerbaycan, Rusya, Kazakistan ve Türkmenistan’dan havyar ticaretine CITES tarafından (the International Convention on International Trade in Endangered Species) geçici yasak getirilmiştir.

    Petrol ve gaz üretimi, rafine edilmesi ekonominin temelini oluşturmaktadır. British Petrol (BP) tarafından yayınlanan Review of World Economy isimli kaynağa göre ülkenin 7 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi bulunmaktadır. Söz konusu rakam, dünya rezervlerinin 0,6’sına tekabül etmektedir. Ülkenin rezerv/üretim oranı ise 29,3’tür. Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) verilerine göre ise ülkenin kanıtlanmış petrol rezervleri 17,5 milyar varildir. Ancak bu verilerin hesaplanmasında kullanılan sınıflandırmalar Sovyet sistemine göre olup, daha geniştir. Ülkenin petrol rezervleri SOCAR verilerine bu nedenle çok daha fazladır. Ülkenin petrol rezervleri Ortadoğu ile karşılaştırıldığında düşük düzeydedir. Ortadoğu’daki kanıtlanmış rezervler 742,7 milyar varil olup, dünya toplamının % 61,5’ine tekabül etmektedir.

    Azerbaycan net petrol ihracatçısı bir ülkedir. Ülkenin petrol ihracatı sürekli artış göstermektedir. 2006 yılında yaklaşık 500.000 varil/gün ihraç edilmiştir. Bu rakam 2007 yılında 1 milyon varil/gün’e ulaşmıştır. 2003-­2004 yıllarında ihraç edilen petrol miktarı ise 180.000 varil/gün’dür.

    BP verilerine göre 2006 yılı sonu itibarı ile Azerbaycan’ın kanıtlanmış gaz rezervleri 1,35 trilyon metreküptür (dünya rezervlerinin % 0,7’si). Gaz üretimi 2006 yılında 6,8 milyar metreküp olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu rakam bir önceki yıla göre %17 artış anlamına gelmektedir. Bu artış offshore Şah Deniz petrol ve gaz projesini gerçekleştiren BP önderliğindeki konsorsiyumun (Azerbaijan Intenational Operation Company­AIOC) üretimindeki artıştan kaynaklanmıştır. Şah Deniz konsorsiyumunun ticari üretime geçişinde gecikmeler yaşanmış, ancak Mayıs 2007 itibarı ile 5,2 milyon metreküp/gün gaz ve 15.000 varil/gün yoğunlaştırılmış gaz üretimi gerçekleştirilmiştir. Yıllık üretimin 2009’da 8,6 milyar metreküpe ulaşması beklenmektedir.

    Azerbaycan’ın 5,2 GW elektrik üretim kapasitesi bulunmaktadır. Elektrik tüketiminin yaklaşık %85’i ülkedeki sekiz termik santralde ve geri kalan altı hidroelektrik santralde gerçekleştirilmektedir. Söz konusu güç santrallerinin tamamı devletindir. Ülkenin elektrik üretim kapasitesinin 10 GW’ye yükseltilmesi amacı ile iki yeni güç istasyonu inşaat sürecindedir. Ülkenin toplam elektrik üretimi 2006 yılında bir önceki yıla göre %6 oranında artarak 24 milyar kilovata ulaşmıştır. Ancak eskimiş teknoloji ve transmisyon kayıpları nedeni ile elektriğin bir kısmı Rusya, Türkiye ve İran’dan ithal edilmek zorunda kalınmaktadır. Sanayi sektöründe tüketimin gerilemesine rağmen Azerbaycan enerji konusunda verimsizdir. Elektrik sektörü büyük ölçüde sübvanse edilmektedir. Bakü ve çevresinde enerji sıkıntısı yaşanmamasına rağmen kırsal kesimlerde sık sık elektrik kesintileri olmaktadır. Elektrik dağıtım ağı beş bölgeye bölünmüştür. Elektrik dağıtım işi özel şirketler tarafından uzun vadeli sözleşmelerle yürütülmektedir.

    Enerji

    Petrol ve gaz üretimi, rafine edilmesi ekonominin temelini oluşturmaktadır. British Petrol (BP) tarafından yayınlanan Review of World Economy isimli kaynağa göre ülkenin 7 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezervi bulunmaktadır. Söz konusu rakam, dünya rezervlerinin 0,6’sına tekabül etmektedir. Ülkenin rezerv/üretim oranı ise 29,3’tür. Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) verilerine göre ise ülkenin kanıtlanmış petrol rezervleri 17,5 milyar varildir. Ancak bu verilerin hesaplanmasında kullanılan sınıflandırmalar Sovyet sistemine göre olup, daha geniştir. Ülkenin petrol rezervleri SOCAR verilerine bu nedenle çok daha fazladır. Ülkenin petrol rezervleri Ortadoğu ile karşılaştırıldığında düşük düzeydedir. Ortadoğu’daki kanıtlanmış rezervler 742,7 milyar varil olup, dünya toplamının % 61,5’ine tekabül etmektedir.

    Azerbaycan net petrol ihracatçısı bir ülkedir. Ülkenin petrol ihracatı sürekli artış göstermektedir. 2012 yılının ilk 6 ayında Azeri-Çırak-Güneşli bölgesinde 124,5 milyon varil ham petrol çıkartılmıştır. 2011 yılında ise bu bölgeden çıkarılan hampetrol miktarı 262 milyon varile ulaşmıştır. 2010 yılında yaklaşık 770.000 varil/gün ihraç edilmiştir. Resmi verilere göre Azerbaycan’ın ihracatın yüzde 86,53’ü ham petrolün, yüzde 6,02’si petrol ürünlerinin satışından oluşmaktadır.

    Ülkede çıkarılan petrol miktarı ise BP verilerine göre günlük 931.000 varil seviyesine ulaşmıştır. Bu rakam dünya petrol üretiminin % 1,1’lik bölümüne karşılık gelmektedir.

    Ülkedeki petrol tüketimi 2012 yılında bir önceki yıla göre % 11,9’lik artış göstererek günlük 80.000 varil seviyesine yükselmiştir.

    Azerbaycan mevcut petrol üretimini 3 farklı boru hattı yoluyla ihraç etmektedir. Üretimin % 80’lik bölümü Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) yoluyla ihraç edilmektedir. Bu yolların dışında karayolu ve demiryolu gibi ulaşım biçimleri de ihracat sürecinde kullanılmaktadır. Özellikle Azerbaycan’ın en zengin rezervlere sahip Azeri-Çırak-Güneşli bölgesi başta olmak üzere petrol üretimi Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından üstlenilmekte ve ihraç edilme süreçlerinde de aktif rol oynamaktadır. Bununla birlikte SOCAR ülkenin petrol üretiminin % 20’lik bölümünü karşılamakta, geriye kalan bölüm ise BP yönetimindeki Azerbaijan International Operating Company (AIOC) tarafından yapılmaktadır. Bu konsorsiyumu oluşturan diğer firmalar ise Chevron, Statoil, Turkiye Petrolleri, ExxonMobil’dir. BP 1992 yılından itibaren ülkedeki en önemli yatırımcı konumunu sürdürmektedir.

    Ülkedeki diğer önemli boru hatları Baku-Novorossiysk ve Baku-Supsa hatlarıdır.
    Türkiye, Azerbaycan enerji sektöründe; TPAO aracılığı ile güçlü bir şekilde varlığını sürdürmekte olup, 3.2 milyar $’ı aşan yatırımı ile bir Türk kamu şirketinin yurtdışında gerçekleştirdiği en büyük yatırımı gerçekleştirmektedir. Bu projelerde TPAO; ACG (Azeri-Çıralı-Güneşli) Projesi (%6,75), Şah Deniz Projesi (%9), Alov Projesi (%10) hisseleri oranında yer almaktadır. Ayrıca, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana İhraç Ham Petrol Boru Hattı Projesini hayata geçirmek amacıyla kurulan BTC Co.’da %6,53, Şah Deniz gazını taşıyacak Güney Kafkasya Doğal Gaz Boru Hattı projesinde ise %9 hisseyle yatırımcı konumundadır.

    Azerbaycan’ın başta petrol üretimi olmak üzere enerji kaynakları ihracatı Türkiye’nin ekonomik yapısı ve transit ülke konumu dolayısıyla önem taşımaktadır. Özellikle sanayi üretimi bakımından ithal edilen yer altı zenginliklerine bağlılık başta olmak üzere coğrafi konum olarak bölge zenginliklerinin ihraç pazarlarına aktarılması bakımından da önemli bir konumdadır. Bu bakımdan arz güvenliğinin sağlanması ve enerji ihtiyacının karşılanması anlamında da Türkiye-Azerbaycan arasındaki işbirliği önem teşkil etmektedir. Türkiye’nin gaz ihtiyacının yaklaşık % 20 sinin Azerbaycan’dan karşılanmakta olduğu ve Faz-2 gazının belirli bir kısmının da Türkiye’ye verilmesi durumunda, 2015 yılından sonra bu oranın % 30’lara ulaşmasıyla Azerbaycan-Türkiye arasındaki enerji işbirliğinin önemi ortaya çıkmaktadır.

    BP verilerine göre Azerbaycan’ın doğalgaz üretimi 25,7 milyar metreküpe ulaşmıştır. Bu değer dünya rezervlerinin % 0,6’sına denk gelmektedir. 1990’lı yılların sonlarından itibaren doğalgaz üretiminde ciddi artış görülmeye başlanmıştır. Bu artış offshore Şah Deniz petrol ve gaz projesini gerçekleştiren BP önderliğindeki konsorsiyumun (Azerbaijan Intenational Operation Company­AIOC) üretimindeki artıştan kaynaklanmıştır.

    Azerbaycan’ın 5,2 GW elektrik üretim kapasitesi bulunmaktadır. Elektrik tüketiminin yaklaşık %85’i ülkedeki sekiz termik santralde ve geri kalan altı hidroelektrik santralde gerçekleştirilmektedir. Söz konusu güç santrallerinin tamamı devletindir. Ülkenin elektrik üretim kapasitesinin 10 GW’ye yükseltilmesi amacı ile iki yeni güç istasyonu inşaat sürecindedir. Ülkenin toplam elektrik üretimi 2011 yılında bir önceki yıla göre %6 oranında artarak 20,1 milyar kilovat/saate ulaşmıştır. Ancak eskimiş teknoloji ve transmisyon kayıpları nedeni ile elektriğin bir kısmı Rusya, Türkiye ve İran’dan ithal edilmek zorunda kalınmaktadır. Sanayi sektöründe tüketimin gerilemesine rağmen Azerbaycan enerji konusunda verimsizdir. Elektrik sektörü büyük ölçüde sübvanse edilmektedir. Bakü ve çevresinde enerji sıkıntısı yaşanmamasına rağmen kırsal kesimlerde sık sık elektrik kesintileri olmaktadır. Elektrik dağıtım ağı beş bölgeye bölünmüştür. Elektrik dağıtım işi özel şirketler tarafından uzun vadeli sözleşmelerle yürütülmektedir

 

  • Ekonomik Yapı

     Azerbaycan, 1991 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra, önemli siyasi, askeri, sosyal ve ekonomik problemlerle karşı karşıya gelmiştir.

    SSCB döneminde sistemli olarak Cumhuriyetler arasında bağımlılığı bir anlamda zorunlu kılan ekonomik yapının ani çöküşü, pazar ekonomisine geçişte; ekonomik, siyasi, hukuki bir alt yapının olmaması, teknolojinin eski olması, serbest piyasa modelinin bilinmemesi, Ermenilerin işgalci tutumu sonucu topraklarının %20’sinin kaybedilmesi, 1 milyon kişinin kendi ülkesinde mülteci durumuna düşmesi ve benzeri nedenlerle üretim durma noktasına gelmiş, sonuç olarak da ekonomi üzerinde insiyatif tamamen kaybedilmiştir.

    Ülkede siyasi istikrarın sağlanması ve Ermenilerle geçici ateşkese varılmasından sonra dikkatler ekonomi üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştır. İşte bunun sonucu olarak 20 Eylül 1994 tarihinde “Asrın Anlaşması” olarak adlandırılan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi ile dünyanın önde gelen petrol şirketleri arasında “Hazar Denizinin Azerbaycan’a ait Bölümünde Azeri, Çırağ, Güneşli Yataklarının Birlikte İşlenmesi ve Paylaşılması Hakkında” ilk Anlaşma imzalanmıştır.

    Azerbaycan ekonomisinde 1996 yılından itibaren başlayan büyüme 2012 yılında da sürmüştür. Sadece 2009 yılında görülen belli orandaki bir düşüş sonrasında 2010 yılında yeniden büyüme süreci başlamıştır. 2012 yılına gelindiğinde ise % 2,2’lik bir büyüme oranıyla milli gelir 67,3 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

  • Ekonomik Performans

     Yeniliklere hızla adapte olan Azerbaycan, SSCB’nin dağılması ile uzmanlaşma ve işbölümüne dayalı ekonomik yapılanmanın sona ermesine, Ermenistan savaşı ve Çeçenistan sorunu nedeniyle, ülke sanayii için gereken ara mallarının ithalat yollarının kapanmasına rağmen bütün bu darboğazları aşmayı başarmıştır.

    Bütün bu darboğazların aşılmasında petrol rezervleri önemli bir rol oynamış, yıllardır petrole yatırım yapan Azerbaycan 2005 yılından itibaren milli gelire yansıyan petrol gelirleri ile yeni bir döneme girmiştir. Önümüzdeki 15 yıl için 50 milyar $ petrol geliri bekleyen ülke somut ve uygulanabilir projelerle bu geliri halkın yaşam standardının yükselmesine harcayacak hedefler için çalışmaktadır.

    Savaş ve dağılma sonrası ortaya çıkan sorunlar nedeniyle ekonomide büyük bir bozulma ve dağılma yaşanmış ve bunun sonucunda milli gelirde negatif büyüme yani gerileme ve yüksek enflasyon yaşanmıştır. Milli gelir büyüme hızı 1993’te %­23,1, 1994’te %­19,7, 1995’te %­11,8 olarak gerçekleşmiştir. Mayıs 1994’te gerçekleştirilen ateşkes sonrasında ancak 1996 yılının ikinci yarısından itibaren büyüme başlamış, %1,3’lük pozitif büyüme hızına ulaşılmıştır. 1999­2003 yılları arasında GSYİH artışı ise %9,2’dir. 2007 yılı GSYİH büyüme hızı %25 olarak gerçekleşmiştir. 2009 ve 2010 yılları GSYİH artış oranları sırasıyla %9,3 ve %5,3 olmuştur.

    SSCB döneminin sona ermesi ile birlikte, ülkenin GSYİH yapısı da değişmiştir. Bağımsızlığın gerçekleştiği yıl olan 1997 yılında sanayi sektörünün GSYİH’ya katkısı %39,9 iken, 2003 yılında bu oran %52,6’ya yükselmiştir. 2011 yılına gelindiğinde bu oran % 62,1’e ulaşmıştır.

    2013 yılında %5,8’lik bir büyüme oranı yakalayan Azerbaycan ekonomisindeki genişleme, 2014 yılının ilk yarısında yavaşlama göstererek %2,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu düşüşün temel sebebi yılın ilk yarısında petrol üretiminde, bir önceki yıla göre %2,7’lik bir düşüş yaşanmış olmasıdır.

    2013 yılında büyümenin temel etmenlerinden birini oluşturan inşaat sektörü Ocak-Temmuz 2014 döneminde %9,6’lık bir genişleme göstermiştir. 2013 yılının bütününde bu sektörde görülen genişleme ise %23 oranında gerçekleşmiştir.

    Petrol sektöründe faaliyet gösteren kamu şirketlerinin yanı sıra özel şirketler de başarılı olmuştur. Petrol sektöründeki faaliyetler sayesinde inşaat ve haberleşme gibi alt sektörlerin ekonomiye katkısı yüksek olmuştur.

    Dağılma sonrası ekonomik sorunlar ve savaş ekonomisi nedeni ile enflasyon oranları dört haneli rakamlara yükselmiştir. 1994 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen ateşkes ve alınan tedbirler ile birlikte 1995 yılından itibaren enflasyon düşüş eğilimi göstermiştir.

    Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan’ın ekonomik canlanmasında anahtar rolü oynamıştır. Azerbaycan ülkedeki ekonomik sorunların aşılması ve istikrarın sağlanması neticesinde özellikle petrol çıkarma ve işleme sanayii bakımından yabancı yatırımlar açısından çok cazip bir pazar haline gelmiştir. Ülke ekonomisi çift yapılıdır. Bir yandan petrol (hidrokarbon) ve ona bağlı hizmetler ile müteahhitlik sektörlerinde hızlı bir gelişme eğilimi gözlenirken, diğer yandan petrol dışı sanayi sektörlerinde yatırım eksikliği gözlenmektedir. Bunun sonucunda petroldışı sektörlerde düşük istihdam, yetersiz vergi geliri ve ihracat dolayısıyla da ithal ürünlerinde rekabetle başa çıkamama gibi sorunlar yaşanmaktadır.

    Doğrudan yabancı yatırımların önemli kısmı petrol üretimi ve çıkarımı alanlarına olmuştur. Sermaye yatırımlarının %60 gibi önemli bir oranı hidrokarbon sektöründedir. Yabancı yatırımcılar imalat sanayi sektörüne yatırım yapmaktan kaçınmaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak da sektörün üretimi düşmüştür. Sumgayıt şehri eskiden önemli bir sanayi şehri iken yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı eski canlılığını yitirmiştir.

  • Ekonomide Geleceğe Yönelik Beklentiler

    2012 yılında çevre ülkeler ve ticari ilişkilerde bulunulan bölgelerdeki zayıf dışsal göstergeler yüksek petrol fiyatlarıyla birleşerek birtakım zayıflatıcı etkiler yaratmıştır. 2014 döneminde milli gelir artışının %4,1 seviyesinde olması beklenirken, iç talebin 2013 yılına göre daha düşük olması öngörülmektedir. Yine 2014 yılının ikinci yarısında petrol üretiminde belirli oranda bir düzelme beklenirken, bunun sanayi üretimine yansıması öngörülmektedir.

    2014 yılı ve sonrasına dönük öngörülerde hidrokarbonlar alanında yatırımların artış göstereceği ve Şah Deniz Projesi’nin de ikinci safhasının tamamlanmasıyla birlikte üretimde artışların mümkün olacağı görülmektedir. 2015-18 döneminde EIU öngörülerine göre Azerbaycan’ın yıllık % 3,4 oranında büyümesi beklenmektedir. Hidrokarbonlar sektöründe görülen genişlemenin ulaşım, iletişim, toptan ve perakende ticaret gibi sektörlerde de yayılma etkisi yaratması beklenmektedir.

  • Enflasyon

    Azerbaycan, hiperenflasyon yaşamış bir ülkedir. Ermenistan ile yapılan savaş sırasında ülkede sürekli para basılmasından dolayı enflasyon 1994 yılında yüzde 1.664 seviyesine ulaşmış, ancak 1995 yılından itibaren uygulanan sıkı para politikalarıyla fiyatlar kontrol altına alınarak 2003 yılında enflasyon oranı yüzde 2,1’e kadar inmiştir. 2012 yılı itibariyle bu oran % -0,3 olarak gerçekleşirken 2013 yılında %3,7 olmuştur.

    Enflasyon İstatistikleri
    Kaynak: The Economist Intelligence Unit, Azerbaijan Country Report

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− six = 2