İstanbul’un İlk Belediye Başkanı Kadı Hızır Reis

İstanbul'un İlk Belediye Başkanı Kadı Hızır Reis

İstanbul’un İlk Belediye Başkanı

Osmanlı’nın âlim kadılarından Hızır Reis, aynı zamanda Devlet-i Âli Osmaniye’nin Peygamber (S.A.V) duası fethedilen İstanbul’a Fatih Sultan Mehmet tarafından atanan ilk belediye başkanıdır.

Hızır Reis’in kabri bugün Fatih semtinde yer alan İMÇ çarşısında bulunmaktadır. 29 Mayıs 1453’te fethi gerçekleştiren Fatih Sultan Mehmet, 30 Mayıs tarihinde Hızır Bey’i (Çelebi) İstanbul’a ilk belediye başkanı olarak atadı.

İstanbul’da o günden bu yana 475’i Osmanlı ve 30’un üstünde Cumhuriyet döneminde olmak üzere 500 küsür belediye başkanı görev yaptı.

Hızır Reis Kimdir?

Fâtih Sultan Muhammed Hân’ın padişahlık yılları içerisinde, Arabistan’dan bir zât gelip, çeşitli ilim ve fenlerden suâller sordu. Zamanının âlimleri tatmin edici cevaplar veremediklerinden, Fâtih’in canı sıkıldı. ütün beyleri, paşaları ve vezirleri topladı ve: “Ülkemde bu adama cevap verecek bir ilim adamımız yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhâl müsbet bir cevap getirin!” dedi. Vatan topraklarını iyi bilen vezirler, düşündüler ve Sivrihisar Medresesi’nde görev yapan Hızır Bey hatırlarına geldi ve Fâtih’e; “Sultânım! Ülkemizde Hızır Bey adında değerli bir âlimimiz var, emir buyurursanız, haberci gönderip onu buraya çağıralım” dediler. Sultan hemen; “Durmayın, kim varsa derhâl da’vet edin, gelsin” dedi.  Bunun üzerine, Hızır Bey’i çağırmak üzere Sivrihisar’a üç kişilik bir hey’et gönderdiler. Hızır Bey, bu hey’etle İstanbul’a geldi. Hızır Bey, o zaman daha otuz yaşlarında ve asker kıyâfetinde bulunduğundan, yaş ve kıyâfeti, meşhûr âlimlere meydan okuyan zâtın alay edercesine gülmesine sebep oldu. Ancak, onun sorduğu bütün sorulara cevap verdi.

Bundan sonra Hızır Bey suâle başladı. O kimse cevap veremeyip, mağlup oldu ve şu i’tirâfı yaptı:“Hızır Bey, İslâm âleminde benzeri pek az bulunan ilim adamlarınızdan biridir. Kendisinde öylesine bir hafıza ve zekâ var ki, karşısında durmak mümkün değildir.” Bu durum Fâtih Sultan Mehmed Hân’ı fevkalâde memnun ettiğinden, ona; “Yüzümüzü ak eyledin, cenâb-ı Hak da iki cihanda senin yüzünü ak eyleyip, ilmini ve fadlını arttırsın” dedi. Fâtih’in, Hızır Bey hakkındaki muhabbet ve teveccühü günden güne arttı.

Öte yandan Osmanlı pâdişâhı Sultan Mehmed, uzun zamandır yaptığı hazırlıkları tamamlayarak İstanbul’u kuşatmış ve günlerce süren muhâsara sonunda 29 Mayıs 1453’te Peygamber efendimizin müjdesine mazhar olarak şehri fethetmişti.

Fâtih Sultan Mehmed fetihle ilgili son bilgileri alıp gerekli emir ve fermanları verdikten sonra, Hızır Çelebi’ye dönerek; “İstanbul kâdısına hüküm odur ki…” dedi.

Bu dönemde kâdılar, belediye reisi vazifelerini  de ifa ediyorlardı. Bu fermanla Fâtih, Hızır Beyi, İmparatorluğun en önemli vazîfelerinden birine tâyin ediyor ve ona olan güvenini en üst derecede gösteriyordu. 

Hızır Beyin İstanbul kâdılığı uzun sürmedi. İstanbul’un fetih târihi olan 1453’ten vefât ettiği 1458 yılına kadar 5-6 yıllık bir süre ile bu önemli vazîfeyi yerine getirdi. Ancak bu kısa sürede gösterdiği icrâatı ile çok başarılı oldu. Bu başarı da Hızır Beyin unutulmaz Türk velîleri ve âlimleri arasında sayılmasında büyük rol oynadı. Adâleti ile ilgili menkıbeleri günümüze kadar geldi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty − = ten

Pin It on Pinterest