Zekât Kelimesinin Etimolojisi

zekatin_anlamai_nedir

Zekât Kelimesinin Etimolojisiز – ك – ي‘ Etimolojik olarak [z – k- y] kökünden türeyen zekat kelimesi, sözlükte; ‘artmak, çoğalmak, bereket, temiz olmak, iyi, düzgün, uygun ve verimli olmak’ gibi anlamlara gelmektedir.6 Bunları iki temel anlama irca edecek olursak, birincisi ‘artmak, çoğalmak’, ikincisi ise, ‘temiz olmak, arınmak’ olur.

zekatin_anlamai_nedirZekât Kelimesinin Câhiliyye Dönemindeki Anlamı Zekât sözcüğünün Kur’ân öncesi Câhiliyye döneminde ‘artmak, çoğalmak’ dışında başka bir anlamını bilinmemektedir.7 Kelimenin Kur’ân’daki anlamıyla kullanılmaması ise, o dönemde yaşayan insanlarda sosyal yardımlaşma müessesesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Zira Câhiliyye döneminde zekât kelimesi derin bir dinî anlamdan yoksun ise de, malın toplanması ve belirli yerlere da- ğıtılmasıyla ilgili çeşitli kurallar bulunmaktaydı.8 Ancak İslâm dini, bu müessesenin çerçevesini zekât ve benzeri bazı sözcüklerle kavramlaştırarak, olabildi- ğince genişletti; dar bir delâlet dünyasından onu kurtararak toplum katına yaydı, en önemlisi de, onu, dinin temel unsurlarından biri haline getirdi.

Zekât Kelimesinin Istılahî Anlamı el-İsfehânî zekât’ın ıstılahî anlamının, insanın, malından, Allah’ın hakkını fakirlere aktarması şeklinde olduğunu belirtir. Öyleyse, ona göre zenginin fakire malî aktarımda bulunması anlamına gelen zekât’a bu adın verilmesi, Allah’tan bereketin, malın çoğalmasının, artmasının istenmesi veya zekâtın verilmesi sonucu nefsin iyilik, hayır yönünün artırılması ve bunun nefsî arındırmayı, temizlemeyi beraberinde getirmesi nedeniyledir.9 Dinî terminolojide, özellikle fıkıh dilinde zekât; Yüce Allah’ın, Kur’ân’da ifade edilen sınıflara verilmek üzere farz kıldığı, zengin sayılan kişilerin malından alınan belirli paya10 verilen addır.

Kur’ân’da ‘Zekâ’ Sözcüğü ve Semantik Alanı Kur’ân-ı Kerim’de ‘zekâ’ kelimesi ve çeşitli türevleri, 23’ü Mekkî, 36’sı Medenî sûrelerde olmak üzere 58 âyette 59 defa geçmektedir. ‘Zekât’ formu ise 32 yerde geçmektedir. İleride de değineceğimiz üzere, bunlardan ikisi temizlenme, arınma; 30’u ise, sosyal yardımlaşmayı ve vergi müessesesini ifade eden zekât anlamında kullanılmıştır. Yine bunlardan 26’sında zekât, namazla birlikte, namaz (salât) dan hemen sonra zikredilmiştir11. Yine, 32 yerde geçen ‘zekât’ formunun 13’ü Mekke’de,12 19’u ise Medine’de13 inmiştir. Zekât kelimesinin temel anlamı, ağırlıklı olarak müşahhas bağlamda ‘artmak’ olmakla birlikte, Kur’ân’ı Kerîm’de bu kök anlamın yanında, yeni izâfî/yan anlamlar kazandığını ifade etmek mümkündür.

kaynak: Prof. Dr. Şehmus DEMİR Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

din ve diyanet dergisi

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 64 = sixty six

Pin It on Pinterest