Peygamberlerin Duaları

PEYGAMBERLERİNDUALARİ

PEYGAMBERLERİNDUALARİEy Resulüm! De ki; ”Eğer duanız olmasa, Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?”(Furkan;77) Kur’an’da geçen dualarından misaller; Hz. Adem’in duası: Hz. Adem, ve Havva validemiz, işledikleri hatalarından dolayı çok gözyaşı dökerek; ”Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik; artık bize mağfiret etmez ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”(Araf;23) diye yakarışta bulunmuşlardır. Hz. Nuh’un duası: Hz. Nuh, uzun süre yaptığı tebliğ vazifesine mukabil, çok az kişi tabi olması karşısında; ”Gerçekten ben mağlubum bu müşriklere karşı çaresizim; artık bana yardım et!” diyerek, Allah’a münacatta bulunur. Hz. Nuh, kendisine tabi olanlarla birlikte gemiye yerleşince Allah, Nuh’a şöyle dua etmesini emreder;

”O halde sen, yanında bulunanlarla beraber gemiye yerleştiğin zaman artık de ki;

”Bizi o zalimler topluluğundan kurtaran Allah’a hamd olsun!” Ve yine de ki; ”Rabbim! Beni mübarek bir menzile indir; çünkü sen, indirenlerin en hayırlısısın!” (Mü’minun; 28/29)

Hz. İbrahim’in duası:

Rabbim! Bana hikmet ihsan buyur ve beni salih kimseler arasına kat! Sonraki ümmetler içinde benim için bir lisan-ı sıdk güzel bir medihle anılmayı nasib eyle! Ve beni Naim Cennetinin varislerinden kıl! Babama da mağfiret eyle; çünkü o dalalete düşenlerdendir. Ve insanların diriltilecekleri gün,

beni utandırma! O gün ki, onda ne mal fayda verir,

ne de evlad! Ancak Allah’a selim bir kalble gelen müstesna. (Şura; 83/89)

Hz. Eyyub’un duası:

Sabır kahramanı olarak bilinen Eyyub, musibetlere öyle sabretti ki, Allah’dan hiç şekvada bulunmadı.

Ta kurtlar, zikrin mahali olan kalbine ve lisanına ilişinceye kadar…

”Zarar gerçekten bana dokundu;

sen merhametlilerin en merhametlisisin” (Enbiya;83) diyerek, nida etmiştir.

Hz. Yusuf’un duası:

Hz. Yusuf, zindana atılmak veya Züleyha’nın dediğini yapmakla karşı karşıya kalınca; ”Rabbim! Zindan bana, bunların beni kendisine davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.

Eğer onların tuzaklarını benden def etmezsen, onlara meyleder ve câhillerden olurum” (Yusuf;33) demiştir.

Nice sıkıntıdan sonra, dünyada istenilebilecek bütün saadetlere mazhar olan Hz. Yusuf, bu dünya saadetini istemeyip, gerçek saadetin olduğu beka alemini ister ve şu duayı yapar;

”Rabbim! Bana mülkden bir nasib verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin.

Ey gökleri ve yeri hakkıyla yaratan! Sen, dünyada da ahirette de benim velimsin. Canımı Müslüman olarak al ve beni salih kimseler arasına kat!” (Yusuf;101)

Hz. Musan’ın duası:

”Firavun’a git! Çünkü o iyice azdı” emrini alınca Cenab-ı Hakk’a şöyle niyaz etmiş;

Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver! Ve işimi bana kolaylaştır!

Dilimden de düğümü çöz ki, sözümü iyice anlasınlar! Ve ailemden kardeşim Harun’u bana yardımcı kıl! Onunla gücümü takviye et ve onu vazifeme ortak yap ki, seni çok tesbih edelim ve seni çok zikredelim! Muhakkak ki sen, bizi hakkıyla görensin.” (Taha;25/35)

Hz. Süleyman’ın duası:

Dedi ki; ”Rabbim! Bana mağfiret buyur ve bana, benden sonra hiç kimseye nasib olmayacak bir saltanat ihsan et! Şübhesiz ki Vehhab ”çok ihsan edici” olan ancak sensin!” (Sad;35)

Hz. Yunus’un duası:

Yunus, balığın karnında karanlıklar içinde kalıp; ”Senden başka ilah yoktur; seni tenzih ederim! Gerçekten ben nefsine zulmedenlerden oldum!” (Enbiya;87) diye nida etmiştir.

Hz. Zekeriyyan’ın duası:

Zekeriyya, kendisinden sonra bir varis bulunmamasından endişe ederek demiş;

“Rabbim! Gerçekten ben o haldeyim ki, kemiklerim benden gevşedi zayıfladı; ihtiyarlıktan başım, beyaz alev aldı saçlarım ağardı; Rabbim!

Sana dua etmek ile hiçbir zaman mahrum olmadım.”

“Ve doğrusu ben, arkamdan yerime geçecek yakınlarımdan din hususunda endişe ediyorum; hanımım da kısırdır; artık (sen) kendi katından bana bir halef bir oğul ihsan eyle!”

“Ki ilim ve nübüvvette hem bana varis olsun, hem de Ya’ku-b ailesine varis olsun! Ve onu rızaya mazhar buyur ey Rabbim!” dedi. (Meryem;4-6)

Hz. İsa’ın duası:

Havariler kalplerinin mutmain olması için İsa’dan, gökten bir sofra indirmesini istediler.

O da şöyle dua etmiştir;

”Ey Rabbimiz olan Allah! Bize gökten bir maide ”bir sofra” indir ki, o iniş günü bizim için, hem evvelimiz, hem ahirimiz sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mu’cize olsun!

Bizi rızıklandır; çünkü sen, rızık verenlerin en hayırlısısın”(Maide;114)

Hz. Muhammed (s.a.v)’in duası:

Habibim, ya Muhammed! De ki; “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın!

Hem dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil kılarsın! Her hayır, ancak senin elindedir! Şübhesiz ki sen, herşeye hakkıyla gücü yetensin! Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın!

Hem ölüden diriyi çıkarırsın, diriden de ölüyü çıkarırsın! Dilediğini ise hesabsız rızıklandırırsın! (Al-i İmran;26-27)

Habibim, ya Muhammed! De ki; “Rabbim! Bağışla! Merhamet eyle! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!” (Mü’minun;118)..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ forty three = fifty three

Yandex.Metrica google internet reklamı