Hz. Hüseyin'in hayatı |

Hz. Hüseyin’in hayatı

Hz. Hüseyin’in hayatı, Doğumu: Fatıma (a.s.), Hz. Hüseyin’e (a.s.) hamile kalınca Resûlullah (sav) O’na, “Ey Fatıma! Sen bir erkek çocuk doğuracaksın. Cebrail Beni, bundan dolayı kutladı. Doğduktan sonra, bir ayda sürse Ben gelinceye kadar O’nu emzirme” diye buyurmuş, Fatıma (a.s.) da bu emre uymuştur.
Resûlullah (s.a.a.) gelince bebeği aldı ve dilini ağzına koydu. Hüseyin (a.s.) Resûlullah’ın (s.a.a.) dilini emmeye başladı. Öyle ki; Resûlullah (s.a.v.), “Yeter! Allah’ın dilediğinden başkası olmaz. O, sende ve senin çocuklarındadır” diye buyurdu. (Bihar’ul Envar c.43,s.254)
İmam Hüseyin (a.s.) doğduğunda Hz. Fatıma (a.s.)’ın sütü kurudu. Hz. Peygamber (s.a.a.) işaret parmağını O’nun ağzına koydu. İmam Hüseyin dedesinin parmağını emiyor ve gıdası bu şekilde sağlanıyordu. 40 gün bu böyle oldu. Böylece İmam Hüseyin (a.s.)’ın eti, Peygamberin (s.a.a.) eti ile meydana geldi. (İbn-i Şehraşub, Menakıb).
Resûlullah (s.a.a.), “Hüseyin Bendendir, ben de Hüseyin’denim” diye birçok kez ifade etmiştir. (Sünen-i Tirmizi, c.5, s.324).
hz.huseyin-a.s.
Hz. Hüseyin Efendimizin özellikleri:
* 3. İmamımızdır, Ehl-i Beyt’tir.
* Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir. (El-Bağdadi, Tarih-i Bağdadi c.10, s.231).
* Şehitlerin efendisidir.
* Alçak gönüllü, ilim sahibi, nur çehreli, cesaretli, hak sahibi ve cömertti.
* Her anını ibadetle geçirirdi.
* 4. İmam, Zeynel Abidin (a.s.), kendisinin oğludur. (Hasta olduğu için Kerbela’dan sağ olarak kurtulmuştur).
* Hz. Ali (a.s.) der ki: “Hasan, Resûlullah (s.a.a.)’e göğsünden başına kadar olan kısmında, Hüseyin de bundan aşağı olan kısmında çok benzerdi. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.1, s.108; Tirmizi, Sünen c.5, s.660).
İmam Hüseyin (a.s.) Kerbela’da büyük bir mücadelenin arkasından Muharrem’in 10. günü öğleden sonra şehit edildi. Şehit edildiğinde 57 yaşında idi. O, Kerbela’da hunharca katledildi. Yakınları ve O’na inananlar zalimce öldürüldü. Su ile bağları kesildi. Halsiz bırakıldılar. Susuzluk Hz. Hüseyin’in canına tak etti. Fırat nehri yakınlarına geldi ve su içmek istedi. “Su içerse hayat bulur” diyerek mel’unun biri İmam’ın (a.s.) mübarek azgına bir ok attı. Hz. Hüseyin’in üstüne saldırdılar. Zer’a adında bir mel’un bir kılıç darbesi ile Hz. Hüseyin’in (a.s.) mübarek kolunu yere düşürdü. Kılıç vurmaya mecali kalmayan
Hz. Hüseyin çadırına gitmek istedi. Fakat o mel’un süngüsünü Hz. Hüseyin’in mübarek vücuduna sapladı. Süngü göğsünden dışarı çıktı. Hz. Hüseyin yere düştü ve o mel’un kılıcını çektiği an Hz. Hüseyin (a.s.)’ın tertemiz ruhu Hak Teâlâ Hazretlerine vâsıl oldu. (İbn-ül Esir, El-Kamil, ilgili bölüm).
Hz. Hüseyin’in mübarek başını kesip, mızrağa taktılar ve sokaklarda gezdirdiler. Birçok kişi O’nun mübarek ağzının kelime-i tevhid söylediğine şahit olmuştur. Daha sonra İmam Hüseyin (a.s.)’ın mübarek bedeni atlarla çiğnendi. Allah’ın laneti onların üzerine olsun. İmam Hüseyin (a.s.)’ın kabrini belli etmemek için faciadan 40 gün sonra Fırat’tan su salınmıştır.
Rabbim şefaatlerine nail eylesin…

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica Flag Counter