Edep Nedir?

Edep Nedir? Tesettür ve hicab mana itibarı ile edepdir. Yakın benzerlik olduğundan edebden de bahsetmek istiyorum. Mutasavvıfîn edebin üzerinde titizlikle durmuşlar ve ibadethanelerini edeb levhaları ile süslemişler. Edep (Arapça) üç harfden oluştuğundan mutasavvıfîn her harfin anlamını vererek:

E: Eline

D: Diline

B: Beline

Sahip olmaktır diye özetlemişler.

Eline, diline, malum beline: nefsani duygunun fiiliyatla neticelenmesidir.

Adem ulvi alemdendir (yani yaratılışı yüksekdir); onu süfli ve alçak sanma!

Bu kâinat kubbesinin dönüşündeki nizam ve intizam edebdir.

Din edebdir! demişler.

Ademlikten insan olma şerefine ermiş kişinin kıymeti ve değeri edebi ile ölçülür.

Gözünü aç da, baştan başa Tanrı kelâmına bak: Ayet ayet bütün Kur’an’ın manası edebden ibarettir!

Akla, “iman nedir?” diye sordum.

O kalb kulağıma dedi ki: “İman edebdir!”

Hal, edeb, istikamet ve ilim cihetlerinden her vechile örnek olması için “ehlullah yedinde terbiye görmesi lâzım ve gereklidir” Hz. Allâh’ın varlığini idrak eden insan olmaya namzet Benî Âdem’in.

Evvelâ zaman ölçümünden bir nebze dahi haberdar olan hakikat alimlerinin anladığı şekilde Kitab ve Sünnet’in anlamına uyumlu itikadımızı tanzim etmektir.

İtikatte Kur’an Azimüş-şan’ın medarı ikidir:

1- İlmi tevhit: Nafi ilim, lüzumlu ilim

2- Ameli tevhit: Salih amel, emr-i ilahiye uygun amel

Sözün edebli olanını söyle.

Öyle bir söz söyle ki, sözünden ibret alsınlar.

Söz bilmez isen sükût eyle, seni bir adem sansınlar!

 

Yunus da şöyle dile getirdi:

Söz ola kese savaşı

Söz ola kestire başı

Söz ola avulu aşı

Bal ile yağ ide bir söz!

Hz. Ali (r.a.) Basra’ya gitmişti. Bir camiye girdi. Bazı kimseler etrafına cemaati toplamış, onlara aslı ve esası olmayan hikaye ve masallar anlatarak vaaz veriyorlardı.

Onların bu halini gören Hz. Ali sinirlenerek vaaz edenleri camiden uzaklâştırdı.

Daha sonra aynı şehirde genç olmasına rağmen herkes tarafından bilinen ve sevilen Hasan-ı Basri (r.a.) ile karşılaştı.

Hasan-ı Basri’ye:

–Ey genç! Sana bazı sorular soracağım; doğru cevap verirsen irşadına devam edeceksin, aksi takdirde vaaz etmeni yasaklıyacağım! Kişiler gibi seni de vaaz etmekten men edeceğim, dedi.

Hasan-ı Basri de:

–Dilediğini sor! Deyince, bunun üzerine Hz. Ali:

–Dinden ne edindin?

–Takva! demekle yetindi.

–Din ne ile bozulur?

— Tamah (aç gözlülük) ile, cevabını verdi.

İki soruya da cevabını alan Hz. Ali (r.a.):

–Tamam, halka işte böyle vaaz edilir! Buyurdu.

galibivakfi.com/pir-i-galibi-h-galip-hasan-kuscuoglu-yazdigi-kitaplar/hazreti-kuranda-tesettur-hicab-edep.html

edeb-ya-hu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 57 = fifty eight