Kur’an-ı Kerim’de abdestle ilgili olarak “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın” buyrulmaktadır (Maide, 5/6).

Ehl-i sünnet mezheplerinin tamamı, bu ayet-i kerime’de yıkanması emredilen; yüzün, dirseklerle birlikte kolların ve topuklarla birlikte ayakların yıkanmasının farz olduğu konusunda görüş birliği içindedirler (İbn Rüşd, Bidayetü’l-müctehid, Mısır, 1395/1975, I, 15-16).

Hz. Peygamber ve ashabının abdest alırken ayaklarını yıkadıklarına dair tevatüren (el-Kettani, Nazmu’l-mutenasir, Mısır, ts. , s. 59) nakledilen hadisler (Buhari, Vudu 7, 24, 28, 38, 39, 41, 42; Müslim, Taharet 3, 4, 18; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 59, IV, 112) ayakları yıkamanın farz olduğuna delildir. Ayrıca Peygamberimiz (s.a.s.), abdest alırken ayaklarını mesh eder gibi yıkayıp da ökçelerine su ulaşmayan kişileri gördüğünde: “Vay o topukların ateşten haline” buyurmuştur (Buhari, Vudu 27, 29; Müslim, Tahare 25, 26, 28; Malik, Tahare, 5). Yine Peygamberimizin, abdest alıp da ayağı üzerinde tırnak kadar kuru yer kalan birisi yanına geldiğinde ona: “Dön de abdestini tam al” buyurmaları (Müslim, Tahare, 31; Ebu Davud, Tahare 67; İbn Mace, Tahara 139), abdestte ayakların yıkanmasının farz olduğuna delildir.

Bu ayet-i kerime ve hadisler gösteriyor ki abdestte çıplak ayak üzerine mesh etmek caiz değildir.