Allah Sevgisi |

ALLAH SEVGİSİ

ALLAH SEVGİSİ

ALLAH SEVGİSİ; AKIL, bilgi ve imandan sonra gelen en büyük değer sevgidir. Sevgi Allah’a karşı olunca veya Allah’ın kullarını sevmesi şeklinde düşünülünce farklı bir renk, farklı bir ton ve farklı bir boyut kazanmaktadır. Aşağıda Allah sevgisini ele alacağız. Ayet şöyledir:
Ey Peygamber de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir.” (Âl-i İmran, 31)

Burada sevgi kelimesinin sözlük manasından hareket ederek ayetteki anlamını ortaya koymaya çalışacağız. “Sevmek, beğenmek, rağbet etmek, âşık olmak, ekinin tane tutması, tulumu doldurmak, suda kabarcıkların oluşması, kabın dolması, tercih etmek ve başak tanesi” manalarına gelen bu kavram, yukarıdaki ayette bize göre “Kulun Allah’a olan sevgisi için rağbet göstermek, âşık olmak, ekinin tane tutması ve kabı doldurmak” manalarında alınmalıdır.
Kulun Allah’ı sevmesi, O’na rağbet göstermesi anlamına gelir. Allah’a rağbet göstermek de, O’nun emirlerini yerine getirmek, hükümlerini tatbik etmek ve hayatını onlara göre düzenlemektir. Zaten ayette, Peygamber’e tabi olma, Allah’ı sevmenin alameti olarak ortaya konmuştur.
İnsanın Allah’ı sevmesi, O’nun emirlerini isteyerek yerine getirmesini temin eder. Demek ki sevgi, işleri isteyerek ve severek yaptıran bir duygu ve güçtür.
Sevgiyi, “ekinin tane tutması” manasında aldığımızda diyebiliriz ki, Allah sevgisi duymayan insan, başaksız ekine benzer. Başaksız ekin, ot sayılır ve sadece hayvan yemi olur. Başak verip tane tutan ekin ise hem olgunlaşmış hem de insana faydalı hale gelmiş demektir. Aynı şekilde, Allah sevgisinin gönlünde başak tuttuğu insan da, hem olgunlaşmış hem de başkalarına faydalı hale gelmiş demektir. Başak tutma manasıyla sevgi, bereketi ve verimliliği ifade etmektedir. Allah’ı seven insan hem bereketli, hem verimli, hem de insanların ruhuna gıda olacak sevgi tohumları saçar.
“Kabın dolması” anlamıyla sevgi, boş olan gönlün dolmasını ifade eder. Sevgisiz gönüller boştur; bunları ancak Allah sevgisi doldurur. Boş kaba kimse rağbet göstermez, kimse onu eline almaz. Allah sevgisi taşımayan insana da kimse rağbet göstermez, kimse alaka duymaz.

Allah sevgisinin ilk alameti, Peygamber’e uymak ve ona ilgi göstermektir. Allah sevgisi, gönül oluşumu safhasında kalmamalı, insanın davranışlarına yansımalıdır ki bunun ilk basamağı da Peygamber’e uymaktır. Bu yorumdan hareketle diyebiliriz ki, sevgi bir eylemdir.
Sevilen varlık eylem ister, onun için Allah, kendisini sevenlerden ilk iş olarak Peygamber’e tabi olmalarını istemektedir. Eylem haline dönüşmeyen sevgi, başak haline gelmeyen tohuma benzer. Çünkü seven gönül, insanı harekete geçirir.
Âl-i İmran 31 ‘deki “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun” ifadesini, “Eğer Allah’a inanıyorsanız bana tabi olun” şeklinde anlayabiliriz. Nitekim Bakara 165’te sevgi ile iman arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Ayetteki, “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun” ifadesindeki “Bana tabi olun” ibaresinin ne anlama geldiğini, Peygamber’e nasıl tabi olunacağını da Kuran’da bulabiliriz.

06 Ağustos 2013 Salı, 09:47:12 Güncelleme:13:24:03

Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, Haber Türk Gazetesi

0Shares

admin

Bir cevap yazın