İnsanların Efsanevi Fedakarlıkları

İnsanların Efsanevi Fedakarlıkları Kadın doğdu, kendisini feda etmek için ve sevdiklerine özen göstermek için.  Ama garip kadınlar var, kim hayatlarını başkalarına adamış, karşılığında hiçbir şey istemeden. Onların hikayeleri sizi etkileyecek.

Rahibe Teresa

“Hayırlı işler kısadır, onlar hızlı ve kolay telaffuz edilir, ama onların yankısı sonsuzdur.”

Rahibe Teresa’nın hakkında konuşurken  gözyaşı dökmemek imkansız. Bu kadın başkalarına kendisini adadı o yoksulluk içinde bütün hayatı yaşadı ve bunun için bir şey istemedi.

Rahibe Teresa doğdu zaman ona Agnes ismi verildi, o Makedonya’da doğdu. O daha küçük yaşlardan, misyonerlerle ilgileniyordu. 18 yaşında oldu zaman, o ailesine sonsuza dek veda etti, Tanrı’ya ve insanlara hizmet etmek için uzak Hindistan’a gitti. Hindistan 20 yüzyılın başlarında çarpıcı kontrastlar dolu bir ülkeydi. Zengin muhteşem sarayların  yanında,  fakirlerin çökmüş kulübeleri duruyordu. Sokakların etrafında çöp doluydu. Sokakta doğanlar, yakan güneşin altında ve korkunç kokular içinde ölüyordular. Rahibe Teresa yıllardır yoksul çocuklara eğitim veriyordu. Fakat bir durum onun kaderini belirlemişti.

“En önemli ilaç – aşk ve bakım”

Bir gün o, oğlu şehir meydanına cüzam hasta olan annesini getirdiğini gördü. O attı annesini, çünkü hastane reddetti onu. Kadının tüm vücudu ülseri ile kaplıydı, sıçan ve karıncalar tarafından ısırılmıştı, kötü kokudan gözleri yaşarıyordu. Rahibe Teresa kadının yanına geldi ve…kaçtı. O böyle bir manzarayı tahammül edemedi. O ağladı ve dua etti kadına yardım etmek için Tanrıdan güç istedi. Rahibe Teresa geri döndü, ölen kadını yıkadı, kadın rahatladı ve bir gülümseme ile başka bir dünyaya adım attı. Şimdi rahibe ne yapmak zorunda olduğunu biliyordu. O manastırını terk etti ve Kalküta gecekondularda yaşamaya başladığı, fakirlere yardımci olmaya çalışıyordu. Zamanla, yerel yönetimler şefkatli kadını öğrendiler ve yoksulların ihtiyaçları için ona oda ayırdılar. O ölenler için kocaman bir “şehir” düzenledi. Bu “şehirde” tüm insanlara saygıyla davranıyordular, dini, cinsiyeti ve hastalı fark etmiyordu. Rahibe Teresa 1979 Nobel Barış Ödülü‘nü kazandı.  Ödül almaya o her gün giydi beyaz sari ile geldi ve ziyafeti reddetti .

“Senin hakkında ne söylüyorlar söylesinler, sen gülümseme ve işlerini yapmaya devam et”

Rahibe Teresa’nın hayatı ve onun faaliyetleri bazen sert eleştirilere maruz kaldı. Neden yoksunlukla mücadele ediyor, yoksulun nedeniyle değil? Neden kürtajı yasaklıyorlar, bebekleri çöpe atıldı zaman? Kaç hayır parayı o yönetiği ve hangi finansal performansını bildirdi? Kanepede yatarken ve sandviç yerken, başkalarının kahramanlık hakkında konuşmak kolay. Ama olanlar cüzamlıyı yıkamadılar, gübre yığılın içinden bebekleri çıkarmadılar, çıplak zeminde uyuyamadılar- asla onun fedakar gücünü anlayamayacaklar. Sonuçta, hiçbir bilgi yok Rahibe Teresa’nın hayatında herhangi bir zenginliğin var olduğunu. O, kendi hakkında bu suçlamaları biliyordu, gülümsüyordu ve çalışmasına devam ediyordu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

60 + = sixty two