Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)

BOP

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)

Al BOP’unu Başına Çal!

Asrın başında cetveli eline alan İngiliz’di. Harita’nın başına geçti, “cetvelle çizilmiş gibi” (aslında “gibi”si fazla. Tam da öyle) sınırları çizdi. Çizilen sınırların tamamı İslâm dünyasına aitti. Yalnızca bir Osmanlı’dan 33 devlet çıkardılar. Sınırlarını kendileri çizdiler. Bu ülkelerin başlarına kendi projelerini uygulayacak kişileri getirdiler. “Şeriatsız İslâm” şartıyla göreceli bir istiklâl verdiler. Çizdikleri sınırları da devamlı sancılı olacak şekilde tanzim ettiler. Böylece zaman içerisinde ortaya 60 küsur İslâm devleti çıktı. Gel zaman git zaman, bu 60 küsur devleti de gözlerine aldılar. 60’ı 240 yapmak için plan üzerine plan yaptılar. Bu planlar üzerinde yaklaşık 50 yıl çalıştılar ve sonunda “mükemmelliğine” inandıkları BOP’u âlâ-yı vâlâ ile ilan ettiler.  BOP, yani “Büyük Ortadoğu Projesi”nin perde önündeki “mîmarı” ABD idi. Bu ülke, projeyi 2004’te Amerika’da yapılan G-8 zirvesinde gündeme getirdi. G-8 üyeleri olan; ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Kanada ve Rusya hep birlikte projeyi değerlendirdiler ve nihâî şeklini verdiler. Projenin koordine merkezi Amerika’da olacaktı. ABD’nin 43. Başkanı olan George W. Bush, BOP haritasını eline alarak basına, dolayısıyla bütün dünyaya gösterdi. Bush açık açık, “Şu 27 ülke ile hesabımız var. Yakında neler olacağını göreceksiniz!” demek istemişti. Haritaya bakanlar da zaten bunu açıkça göreceklerdi. Zira o haritada “bölme, çarpma, çıkarma işlemleri” sağlamalarıyla birlikte açık seçik görülüyordu. Ama yine de o ülkenin insanları ve bütün dünya, “dur bakalım ne olacak?” deme basiretsizliğini gösterdi. Çok geçmeden de neler olduğunu gördüler. Afganistan’dan sonra, Irak, Libya, Suriye yangın yerine döndü. Yemen, Mısır karıştı. Türkiye’de terör gemi azıya aldı.

BOP’çular sözde üç de “eş başkanlık” ihdas etmişlerdi. Bu eş başkanlar; Türkiye, İtalya ve Yemen’den olacaktı. Her bir eş başkana ayrı rol vermişlerdi. Türkiye’nin rolü, “kadın hürriyeti” üzerinde çalışmaktı. Ancak Türkiye için bu rolle yetinmeyeceklerdi. İşin içinde BOP’nun koordine merkezliğini üstlenmek de girecekti. Türkiye’den havalanan uçaklar binlerce sorti yapacak, yüklendikleri bombaları Irak’ın, Suriye’nin üzerine bırakacaklardı. BOP; bir yerde Sevr’in devamı ve daha genişletilmiş şekliydi. BOP’a göre başta Ortadoğu olmak üzere bütün İslâm dünyasındaki bütün enerji kaynakları kontrol altına alınacaktı. Ayrıca bütün haçlı seferlerinin intikamı alınacaktı. Büyük İsrail Projesi’nin önü açılacak, bu projeye köstek olabilecek bütün unsurlar tasfiye edilecekti. Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihli Washington Post gazetesine yazdığı makalesinde, emekli yarbay Ralph Peters, 2006’da ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi’ndeki yazısında ve ABD Başkanı Bush oğlu Bush pek çok konuşmasında projenin bu ana gayelerini dillendireceklerdi. Ama İslâm cemiyetinin basiret gözü o kadar körleşmişti ki bu açık beyanları bile anlamazlıktan gelmişlerdi.  İslâm dünyasındaki bütün “uyuyan güzellere” BOP’a dâhil ülkeleri bir kere daha hatırlatalım. İşte o ülkeler: Afganistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin Özerk Yönetimi, Irak, İran, Katar, Kuveyt, Komor adaları, Lübnan, Libya, Mısır, Moritanya, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Tunus, Türkiye, Umman, Ürdün ve Yemen…

Sözde “Arap Baharı”nı, Irak, Suriye, Yemen, Mısır ve Türkiye’de olup bitenleri işte bu “BOP gözlüğüyle” okumak lazım. Yol yakınken, Nasreddin Hoca’nın, “Al abdestini, ver ayakkabımı” demesi gibi; “Al BOP’unu, ver hürriyetimi, huzurumu, gerçek istiklâlimi!” demek lazım.

Ya da nezâketi bir tarafa bırakıp; “Al BOP’unu başına çal!”, “BOP’un başını yesin!”, ya da Nasreddin Hoca’nın abdest alırken ayakkabılarını alıp götüren derenin kenarına abdestini bozması gibi, “İçine edeyim senin BOP’unun” demeli.

Milli Gazete

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventy six + = eighty