ALEVİYYE NE DEMEKTİR?

ALEVİYYE

ALEVİYYE

Sûfîlere göre Hz. Peygamber ilk dört halifeye değişik usullerle zikir telkininde bulunduğu için her birine birer tarikat nisbet edilmiştir. Daha sonra ortaya çıkan tarikatlar bu usullere göre zikirlerine yön ve şekil vermişlerdir. Tasavvuf tarihinde Sıddîkıyye, Ömeriyye, Osmâniyye ve Aleviyye adı verilen bu tarikatlardan Sıddîkıyye ve Aleviyye tarikatları önem kazanmış, genellikle hafî zikri esas alan tarikatların Hz. Ebû Bekir’e, cehrî zikri (bk. ZİKİR) benimseyenlerin ise Hz. Ali’ye mensup olduklarına inanılmıştır.

Hz. Ali ve soyunun yer aldığı tarikat silsilelerine “silsiletü’z-zeheb” (altın halka) adı verilmektedir. Bu tür silsilelerde şu isimler yer alır: Hz. Ali, Hz. Hüseyin, Zeynelâbidîn, Muhammed Bâkır, Ca‘fer es-Sâdık, Mûsâ el-Kâzım, Ali er-Rızâ, Ma‘rûf-ı Kerhî, Serî es-Sakatî, Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Ali er-Rûzbârî, Ebû Ali el-Kâtib, Ebû Osman el-Mağribî, Ebü’l-Kāsım el-Gürgânî, Ebû Ali el-Fârmedî, Yûsuf-i Hemedânî, Abdülhâlik-ı Gucdüvânî. Bu silsilede yer alan ilk yedi şahıs, İsnâaşerî ve Ca‘ferî Şiîleri’nin de kabul ettikleri on iki imamın ilk yedisidir.Harîrîzâde, Abbâdiyye, Haddâdiyye ve Ayderûsiyye tarikatlarını Aleviyye’nin kolları olarak zikreder (bk. Tibyan, I, vr. 31a). Bunlardan Abbâdiyye Abdullah b. Muhammed el-Abbâd’a (ö. ?), Haddâdiyye Abdullah b. Alevî el-Haddâd’a (ö. 1132/1720), Ayderûsiyye Abdullah b. Ebû Bekir el-Ayderûs’a (ö. 914/1508) nisbet edilir.

BİBLİYOGRAFYA
Reşahât Tercümesi, s. 13-14; , s. 116; a.mlf., İtḥâfü’l-aṣfiyâʾ, s. 221; Harîrîzâde, Tibyân, I, vr. 23a-32b, 274b; II, vr. 268b, 275b-290a, s. 23; , s. 10; , s. 2; Mehmet Ali Aynî, Tasavvuf Tarihi, İstanbul 1341, s. 199-200; Kâmil Mustafa eş-Şeybî, eṣ-Ṣıla beyne’t-taṣavvuf ve’t-teşeyyuʿ, Kahire 1969, s. 438.

Hadramut’ta yaşayan Alevî oğullarının soyu, Alevî b. Ubeydullah b. Ahmed el-Ureyzî (VI/XII. asır) vasıtasıyla Ca‘fer es-Sâdık’a ulaşır. Ubeydullah’ın oğlu Alevî’ye nisbetle onun soyundan gelenlere Bâ Alevî* (Benî Alevî, Âl-i Bâ Alevî) denilmiştir. Şillî, el-Meşreʿu’r-revî fî menâḳıbı Benî ʿAlevî adlı eserinde bu aile hakkında geniş bilgi verir. Fazl b. Gavs el-Alevî, Îżâḥu’l-esrâr’da tarikatın evrâd* ve ezkâr*ının âyet ve hadislerden derlendiğini, mensuplarının herkesten farklı şekilde giyinmemeye dikkat ettiklerini söyleyerek görünüş ve şekil açısından onlarla ulemâ arasında bir ayrılık bulunmadığını belirtir. Gavs el-Alevî’ye göre Aleviyye tarikatı mensupları şer‘î emirlere eksiksiz bağlı olanları, keşf ve kerâmet sahibi olup olmamalarına bakmaksızın velî sayarlar.

BİBLİYOGRAFYA
Şillî, el-Meşreʿu’r-revî fî menâḳıbı Benî ʿAlevî, Kahire 1319; Fazl b. el-Alevî, Îżâḥu’l-esrâri’l-ʿulviyye ve minhâci’s-sâdeti’l-ʿAleviyye, Kahire 1316; O. Löfgren, “Bā ʿAlawī”, EI2 (İng.), I, 828-830.

Bu madde ilk olarak 1989 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 370 numaralı sayfada yer almıştır.
Süleyman ULUDAĞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighty two + = ninety two

Pin It on Pinterest