Timbuktu

Timbuktu

TimbuktuTimbuktu halkı arasında ‘Hattatılar’ ismi verilen, kitap istinsah eden yani kopya eden önemli bir grup oluşmuştu. Kervan, Timbuktu’dan geçerken, yazmaları bu kişilere emanet eder, altı ay-bir seneye kadar kopyayı yetiştirmelerini tembih ederdi. Dönünce bu elyazması kopyaları alır, yerlerine ulaştırırlardı. Bazı kopyalarsa hiç alınmaz ve orada kalırdı. Maalesef, beşeriyet bu eserlerin hepsini, tanımadan yağmaladı. Ayrıca Vahhabi görüşlerin paralelinde çöl medeniyeti ve mimarisinin nadide eserleri olan türbeler tahrip edildi. Gelen Fransız birliklerinin de Mali’nin kültürel varlıklarını koruduğu, daha doğrusu korumadığı tartışılacak bir keyfiyet.

Maalesef sesini çıkaramayan ülkelerin zenginlikleri yağmaya açık ve bu yağmalar içinde özellikle İslami eserler parça parça dağılıyor. Doğu ülkelerinden yapılan hırsızlığın Louvre’dan Mona Lisa’yı çalmaya benzemediği açık. Atina’da Benaki Müzesi, 18’inci yüzyılda Trakya bölgesine ait bir caminin mihrabının parçalarını dünyanın muhtelif müzelerinden toplayarak birleştirdi. Böyle örnekler çok az. Nitekim yine Yunanistan’ın Parthenon’da kurduğu müze, British Museum’dan Lord Elgin’in Parthenon’dan yürüttüğü parçaların hiçbirini geri alamıyor. Oysa burası, mükemmel bir müze olarak tertiplenmiştir. Çinliler Mao devrinde kırıp döktükleri porselenlerin acısını diğer ülkelerdeki porselen koleksiyonlarına göz dikerek çıkarmaya çalışıyorlar. Ciddi hırsızlık teşebbüsleri olduğu açık.

Kaynak ve yazının tamamı için www.hurriyet.com.tr/amp/yazarlar/ilber-ortayli/abd-ilginc-gurbet-40588478

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

thirty nine + = forty nine