24 Nisan 2019

Şairin dediği gibi, Çiğ düşüyor gözlerimden, ıslanıyor yanaklarım, Kurumuş toprak gibiyim, Zamansız yağmur beklerim… Normalde şaka 1 Nisan’da yapılır ki bu dünya genelinde böyledir. Hayatımın en acı (tabiri caizse) şakası oldu bana 24 Nisan 2019 günü. Şaka dediğim şaka değil yani hayatımda donup kaldığım, bütün dünyayı yakıp yıkmak istediğim bir zamanlardayım şimdi; yani var ile yok arasındayım. 

Liseli çağımda değilim ant içmiyorum ama, en zor anlarımı yaşıyorum. Yaşadığım kadar… ne acı ki aynı zamanda çalışmak zorundayım. Ellerimi hissetmiyorum, acıkmıyorum, kalbim atmıyor gibi hissediyorum. Şimdi zaman dursa da böyle kalsak diye dua etmek istiyorum, olmayacağını bile bile. 

Zor!!! Bana hayatımın en zor zamanları. Ağlamak istiyorum ama gözlerimden yaşlar gelmiyor elbette kalbimde oluk oluk kan ağlıyor. Ayakta görüyor beni herkes ama ben yıkılmışım yerlerdeyim kimse görmüyor. Şimdi beni öldüresiye dövseler hiç acı duymam; öldürün diye yalvarırım üstelik. 

Dur diyemem sana, ben böylede olsam gitme demeyeceğim, O gidiyorsa bir bildiği vardır, Ben mutlu olayım diye kimseyi mutsuz etmeyeceğim. 

Her sabah gelecek diye kapıya bakmak, geldiğini görünce kalbimin çılgınlar diye dans ettiği anı ve akşam üstü ben gidiyorum dediği zaman kalbimde olan sancıyı belki bir daha yaşamam. Ama en özleyeceğim zamanlar olacak. 

Seninle yaşadığım her ana şükür olsun, Sen bana çok iyi geldin her zaman, her zaman kalbimin ortasında oturacaksın. 

(R.A)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir